67 Kanal Z&[#]8217;de Erhan Çakmak&[#]8217;ın hazırlayıp sunduğu programın iki konuğu vardı.


Zonguldak Bartın ve Karabük İlleri Yardımlaşma Derneği Başkanı Şenol Çakar ile Ankara Zonguldaklılar Derneği Başkanı Tuncay Karakuş.


Şenol Çakar yapısı gereği nalına da mıhına da vurdu.


Yayın deneyimi pek olmayan Tuncay Karakuş ise hem heyecanlı hem de az öz konuşmaya özen gösterdi.


Programı izlerken gelecek soruları tahmin etmek hiç de zor değildi.


Ve Tuncay Karakuş&[#]8217;a o malum soru bir okurdan geldi.


&[#]8220;Çok başarılısınız. Sizinle gurur duyuyoruz. Milletvekili olarak görmek istiyoruz&[#]8221;


Tuncay Bey&[#]8217;de olabileceğini ama öncelikle ağabeylerini beklemek gerektiğini vurguladı.


Sıranın daha kendilerine gelmesi için çok zaman olduğunu vurguladı.


Bizde böyledir.


Bir isim bir kurumun başında olmasın.


Hemen bir şey yakıştırırız.


Tuncay Karakuş&[#]8217;un aslında çok önemli bir görevi var.


Ankara Zonguldaklılar Derneği Başkanı olarak henüz daha icraatlarını gerçekleştiremedi.


Görev alalı da fazla olmadı.


Bu yüzden vatandaşın böyle yakıştırmalarını çoğu zaman samimiyetten ve gerçeklikten uzak buluyorum.


Karakuş Ankara Zonguldaklılar Derneği Başkanı olarak siyaset üstü bz çizgi ile Zonguldak&[#]8217;a büyük hizmetler yapabilir.


Yani hizmet etmek için Milletvekili olmasına gerek yok.


Önce bir görelim bakalım.


Dernek adına, Zonguldak adına neler yapacak.


Özellikle de Zonguldak lobisi adına neler yapabilecek.


Ekibiyle birlikte nasıl bir performans ortaya koyacak.


Ankara&[#]8217;daki Zonguldaklı bürokrat, akademisyenlerin ne kadarını bir araya getirebilecek.


Yeri geldiğinde beş milletvekilini nasıl bir araya getirecek.


Tuncay Karakuş&[#]8217;u seviyoruz.


Başarılı olmasını da istiyoruz.


Ama bunun için yapılacak işler belli.


Ankara&[#]8217;da güçlü, saygın bir Zonguldaklılar Derneği demek Zonguldak&[#]8217;a her alkanda bakışı değiştirmek demek.


Vatandaş veya bizler bu tür yakıştırmalar yaparken veya temennilerde bulunurken öncelikle memleket sorunlarına hakimiyetine, çözüm üretme yolundaki becerilerine, toplum tarafından kabulüne bakmak zorunda.


Bence Karakuş için şu an böyle bir şey mümkün değil.


Hele hele Ahmet Duyar ismi bu kadar gündemdeyken.


Ama Karakuş&[#]8217;un adını siyasete karıştırmak da doğru değil.


Karakuş hizmet etmek isterse dernek başkanı olarak ta edebilir.


Hem beş milletvekilini çalıştırır, hem de lobi ruhunu canlandırır.



Babıali&[#]8217;deyiz



Babıali Şenliği için gazeteden izin isteyip İstanbul&[#]8217;a geldik.


Yorgunluğun üzerine bir yorgunluk, stresin üzerine bir stres daha ekledik.


Ankara Zonguldaklılar Derneği Başkanı Orhan Bayraktar ve arkadaşları ilk gün bizleri hiç yalnız bırakmadılar.


Bizleri terminalden aldılar.


Masaları, sandalyeleri getirdiler.


Göreve ortak oldulaz.


Kadir Tuncer, Burak Özen ve Enes Akgün ile uzun bir uğraştan sonra standımızı kurduk.


Şenliğin en farklı ve ilginç standı olduğu konusunda iddialıyız.


İstanbul&[#]8217;daki Zonguldaklılar da gelmeye başladı.


Sultanahmet&[#]8217;ten geçerken tesadüfen Zonguldak standını görenler hem mutlu hem de şaşkın.


İstanbulluların ve yabancıların en çok ilgisini çeken ise Zonguldak&[#]8217;ın yerel gazeteleri.


İzlenimlerimizi aktarmaya devam edeceğiz.


Ancak şunu gördük.


İstanbul Zonguldaklılar Derneği bu tür organizasyonlar yapıp ev sahipliği yapmalı.


Zonguldak&[#]8217;ın markaları buralarda anlatılmalı.


İnanın çok zor değil.


Sadece biraz karşılıksız çaba ve iyi niyet.



İş dünyasından beklentiler



İş dünyası sancılı.


Kimi doğum sancısı çekiyor, kimi batma sancısı.


Bölgesel kalkınmaya yönelik organize çalışmalar maalesef içtenlikten uzak ve biraz da formalite kalıyor.


Bu mantıkla Kalkınma Ajansı&[#]8217;ndan da bir şey çıkmaz.


Lafa gelince herkes kentin gerçeğini biliyor.


Uygulamaya gelince nerde o konuşanlar.


Elimizde birkaç firma var.


Onları da bitirmek için çaba sarf ediyoruz.


İş dünyasının sancısından bihaber olan siyaset dünyası mideden konuşuyor.


Gerçekçi çözümler için ve destekler için yapılması gerekenler ortada yok.


Söylemlerin önüne geçemeyenler iş camiasında hala saygı görüyorsa nezaketten.


Yerel düzeyde yapılabilecek istihdam politikaları konusunda organize olamıyoruz.


Bireysel takılanlar da başının çaresine bakmak zorunda.


İş dünyası bir an önce bir araya gelip ne istediklerini, gerekenleri daha yüksek sesle dile getirmeli.


Yoksa aynı şeyleri konuşarak yıllar geride kaldı.