Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), 2014 yaz kararnamesini tamamladı.

Kararnameye göre, 2 bin 224 hâkim ve savcının görev yeri değişti.

Uzun süredir Zonguldak Cumhuriyet Savcısı ve Başsavcı Vekili olarak görevlerini başarıyla yapan Ali İrfan Yılmaz, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı görevine atandı.

Yılmaz;

"Zonguldak, emek verdiğim bir kent.

Burada bir bebeğim oldu.

Benim için yeri ayrı.

Burada güzel işler yaptığıma inanıyorum.

Şehir memleketim gibi oldu.

Ama biz her gittiğimiz yerde olduğu gibi hukuk adamı olarak, Osmaniye´de de görevimize devam edeceğiz.

Hukuk çerçevesinde görevimizi en iyi şekilde yapmaya çalışacağız.

Zonguldak´tan ayrılmak zor olacak" dedi.

Aslen Gaziantepli olan Yılmaz, böylece memleket özlemini de daha sık giderecek.

Öncelikle kendisini kutluyor, bundan sonraki mesleki yaşantısında başarı ve sağlık diliyoruz.

Ali İrfan Yılmaz, 10 yıla yakın Zonguldak&[#]8217;ta görev yaptı.

Zonguldak&[#]8217;ın kozmopolit ve kronik yapısını çok iyi analiz eden bir hukukçuydu.

Hastalıklarını da, hassasiyetlerini de bilen biriydi.

Popüler bir isimdi.

Buna karşın kimsenin değil; devletin, hukukun ve adaletin savcısı olmak için gösterdiği çabayla dikkat çekti.

İnsanlara sıcak olduğu kadar mesafeli durdu.

En önemlisi de samimiydi.

Birilerinin masalarına düşmedi.

Birilerinin masalarına meze olmadı.

Belki sıkıldı, daraldı, bunaldı, ama yine de kimlerle oturup kalktığına dikkat etti.

Farklı yorumlanabilecek, farklı algılanabilecek ortamlarda, muhabbetlerde olmadı.

Sadece hukuk kararlarıyla değil, yaşam tarzıyla da; hukuka, hukukçuya olması gereken güvene gölge düşürebilecek temaslardan uzak durdu.

Ülkede hukuk üzerinde yaşanan bunca tartışmanın ötesinde işine baktı.

Sadece işine baktı.

Hukukun yanına vicdanını da koydu.

Evrensel hukuk üzerine kafa yordu.

İnsan hakları ve basın hukuku konusunda gelişmelere açık biriydi.

Gelişmeleri hep takip etti.

Elbette hataları, yanılgıları, yetersiz kaldığı noktalar olmuş olabilir.

Ancak Ali İrfan Yılmaz, her şartta sadece hukukun dediğini, sadece görevinin gereğini yapmaya özen gösteren bir isim olarak tanındı, bilindi.

Bu yönüyle kabul gördü, sevildi.

Bu yönüyle de güven duyulan bir isim oldu.

Hukuka, hukukçuya güvenin azaldığı bir Türkiye&[#]8217;de güven duyulan bir isim olmayı başardı.

Hayırlı, uğurlu olsun.

İktidarın günahları!

Kararnameyle ilgili tartışma büyük.

Rakamın bu kadar yüksek olması ve tartışmalı isimlerin başka görevlere verilmesi cemaat kadrolarının tasfiyesi olarak algılandı.

Son bir haftada Zonguldak&[#]8217;a çok ilginç atamalar oldu.

Bunlardan ilki, cemaat yapılanmasına karşı başlattığı mücadele ve &[#]8220;Haşhaşi&[#]8221; benzetmesi nedeniyle 15 yıldır kızakta bulunan Ankara eski İl Emniyet Müdürü Yardımcısı Osman Ak&[#]8217;ın Zonguldak İl Emniyet Müdürü olarak atanması&[#]8230;

Bir diğeri de, Adana&[#]8217;daki TIR&[#]8217;lara operasyon düzenleyen ve arama yapmak isteyen ve &[#]8220;TIR Savcısı&[#]8221; olarak nitelendirilen Adana Cumhuriyet Savcısı Aziz Takcı&[#]8217;nın Zonguldak&[#]8217;a atanması&[#]8230;

Özellikle Osman Ak konusunda yaşanan tartışma çok ilginç.

Cemaat kadrolarının isteği ile Osman Ak gibi bir ismi 15 yıldır yok sayan bu iktidar, şimdi günah çıkartıyor.

Aynı şekilde Aziz Takcı&[#]8217;yı Adana&[#]8217;ya savcı yapan bu iktidar, şimdi onu sürgün ederek günah çıkarıyor.

Oysa ne yaptılarsa, birlikte yaptılar.

Ya iktidarın günahı ne olacak?

Şimdi birilerini ödüllendirerek, birilerini cezalandırarak o günahlar çıkar mı?

Çıkmaz!

Bunlar doğru mu Korkut Bey?

Geçtiğimiz günlerde Atatürk Devlet Hastanesi&[#]8217;nde taşeron firmada bazı personelin işten çıkarılmasıyla ilgili paylaştığımız yazının ardından ilgili firmadan bir düzeltme gelmişti.

Onu da aynı şekilde paylaşmaya özen gösterdik.

Bu konuda pek çok yorum var.

Hepsine yer vermek mümkün değildi.

Ama içlerinden biri önemli&[#]8230;

Onu da paylaşmak farz oldu.

Olaya hakim olduğu gözlenen okurumuz çok ciddi bilgiler veriyor.

Bilgiler uzun.

Şimdilik kısa bir bölümünü paylaşabiliyoruz.

Deniliyor ki:

&[#]8220;Sayın Korkut Eren için yazdıklarınız ne kadar doğru bilmiyorum.

Ama bilmenizi istediğim işten çıkarılan 7 kişiydi. 8 oldu.

2&[#]8217;sini geri aldılar.

Hem de Korkut Bey&[#]8217;in talimatıyla geri aldılar.

İşten çıkarılanlar mağdur edildiler.

Daha önce işten çıkarılan Mesut nasıl temizliğe geçirildiyse &[#]8230;. Bu mağdur olanlar da temizliğe geçirilebilirdi. Mutfak personeli personel havuzuna tabiiler.&[#]8221;

Gönderilen elektronik postada çok ilginç detaylar var.

Dediğimiz gibi hepsini paylaşmıyoruz.

Bir kısmının kesin teyidi gerekiyor.

Bir kısmı ise, mide bulandırıyor.

Çıkarılan çalışanların yerine yenilerinin de alındığını görüyoruz.

Sonuç itibariyle burada firmanın şahsi inisiyatifi değil, Korkut Bey&[#]8217;in inisiyatifi dikkat çekiyor.

Bu konudaki ilk yazıda;

&[#]8220;Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Korkut Eren&[#]8217;in varsa söyleyeceği bir şey, buyursun söylesin.

Ancak bizim tanıdığımız Korkut Eren&[#]8217;in asla ve asla &[#]8216;Şunu çıkarın, bunları alın&[#]8217; diyebileceğine ihtimal vermiyoruz.

Korkut Eren&[#]8217;i pek çok konuda eleştirebiliriz, ancak kimsenin ekmeği ile oynamayacağına inanıyoruz&[#]8221; demiştim.

Bekledik.

Korkut Bey, o gün, bu gündür, &[#]8220;Ben kimsenin ekmeği ile oynamadım&[#]8221; demedi.

Diyebilmeliydi.

Mektubun ikinci bölümünde öyle şeyler yazıyor ki, Korkut Bey ile ilgili düşüncelerimizde galiba biz yanıldık.