Bir...
Anayasa referandumuna sayılı günler kaldı.
AK Parti'de ilk günden beri en çok çalışan isim, tartışmasız Merkez İlçe Başkanı Metin Karaduman ve yönetimi oldu.
Sonra Ereğli İlçe ve Çaycuma İlçe Teşkilatları görünüyor.
Ama ne gariptir ki, Karaduman'ın bu çabasını takdir etmesi gereken AK Parti içindeki bazı isimler; kıskanıyor, kompleks yapıyor.
Anayasa'yı unutup parti içinde aleyhte propaganda yapanlar var.
Bu nedenlerle önceki seçimlere göre koordinasyonu çok zayıf bir AK Parti izliyoruz.
Hele ki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın maden işçisine çektiği azardan sonra bazılarının gardı tamamen düşmüş durumda.
[*] [*] [*] [*]
İki...
Kendileri yönetimde olduğu halde eşleri "Hayır" cephesinde yer alanlar var. Kahvehane sohbetlerinde, "Eşim gibi düşünmüyorum" diyebilen yönetici eşleri var.
Bu, iki şeyin işareti olabilir.
Birincisi, yeni Anayasanın ne kadar demokratik olacağını!
İkincisi, adamın yeni Anayasa konusunda daha yengeyi ikna edemediği yerde halkı nasıl ikna edebileceği!
[*] [*] [*] [*]
Üç...
Bir de AK Parti'nin eskimeyen eskileri var.
Allah aşkına, onlar nerede?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zonguldak'a geldiğinde mantar gibi ortalarda görünmeye çalışanlar oldu.
Ama öncesinde olduğu gibi sonrasında da ortalarda yoklar.
Buna eski milletvekilleri, eski il başkanları, eski belediye başkanları dahil.
Bunların bir kısmı makam için ortalarda görünüyor olsa da, sessiz kalarak, teşkilatların kapısını çalmayarak, aslında bir gizli mesaj vermeye çalıştıkları yönünde eleştiriler var.
İyi bakın.
Cumhurbaşkanı geldiğinde görünen, sonrasında toz olanlar kimler?
[*] [*] [*] [*]
Dört...
Milletvekillerinden Hüseyin Özbakır'ın seçimden bugüne yaşadığı güven kaybı, çabuk yıpranması toplumla kucaklaşmada olumsuz etki yarattı. Verilen sözlerin tutulmaması, yatırımların gereken hızda ilerlememesi, buna karşılık madencinin azarlanması, Soma ve Ermenek şehitleri için çıkarılan yasanın Zonguldak şehitleri için görmezden gelinmesi, şehit ailelerinin oyalanması, kandırılması, yok sayılması da hem Özbakır, hem de Özcan Ulupınar ve Faruk Çaturoğlu'na eksi yazdı.
Sonuç olarak, MKYK üyesi olan Özbakır her ne kadar çırpınıyor görünse de, seçildiği günden bugüne neden olduğu kırılmalar ve güven kaybı nedeniyle "Hayır"a çalışanlar arasında yer aldı.
[*] [*] [*] [*]
Beş...
Milletvekilleri Özcan Ulupınar ve Faruk Çaturoğlu da sahada. Özcan Bey, babası Cemil Ulupınar'ın vefatı nedeniyle kopuş yaşarken, sahada en aktif görünen ve yaptığı şovlarla katıldığı toplantıların havasını değiştiren tek isim, Faruk Bey gibi görünüyor. Ancak onların da zayıf noktaları, Hüseyin Bey gibi seçildikleri günden bu güne kente dair fazla bir marifet ortaya koyamamış olmaları...
Yaratamadıkları her sinerji, bazı bireysel veya kitlesel tepkilere döndüğü için "Hayır"a katkıları olmuş görünüyor.
[*] [*] [*] [*]
Altı...
Aslında her şey Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım'ın yarattığı hava ile gidiyor.
Liderine inanmışlar, kemikleşmiş partililer ve yeni düzenlemeyle Türkiye'nin daha güçlü olacağını düşünenler, teşkilat kültürünü gerçekten benimsemişler yerel bazdaki tüm olumsuzluklara aldırış etmeden "Evet" diyor, "Evet" dedirtmeye çalışıyor.
Tüm bunlara karşın yukarıdaki nedenlere bağlı olarak iktidar içinde hem "Evet"e, hem de "Hayır"a çalışanları görmek mümkün!
[*] [*] [*] [*]
Yedi...
Bu bir tespittir.
Neden-sonuç ilişkisinin görebildiğim yüzüdür.
Yarın, CHP içindeki "Evet"çiler, "Hayır"cılar...
MHP'ye de sıra gelecek.
Sürat Kargo'dan yanıt...
Geçtiğimiz günlerde; "Sürat kargo adını değiştirsin" diyerek, İstanbul'dan yola çıktıktan sonra on birinci günde elimize ulaşan kargonun hikayesini paylaşmıştık.
O günlerde arayan Sürat Kargo'nun Zonguldak Bölge Sorumlusu Ahmet Çalık ile daha sonra yüz yüze karşılaştık.
Kendisi de şaşkın olduğunu, ancak kargonun Zonguldak'a geliş tarihinden sonra sorumlu olduğunu, sürenin bu kadar uzamasının kendilerinden kaynaklanmadığını anlatmaya çalıştı.
Detayına girmeyelim.
Sonuç olarak benzer durumların yaşanmaması ve müşteri ile ilişkiler konusunda daha dikkatli olunması konusunda firma içinde de empati yaptıklarını öğrendik.
Bunlar önemli.
Çalık, acenteliği iki senedir kendisinin yaptığını belirterek, eski olumsuz izleri silmeye çalıştığını ve ekip olarak bu eleştirilerden yararlanacaklarını söyledi.
Anlayışı için kendisine teşekkür ediyor, başarılar diliyoruz.
Umarız, bizim kargoyu Trabzon'a gönderen şube de kendine pay çıkartır!
Yusuf Yılmaz'dan...
İşadamı ve siyasi analist Yusuf Yılmaz'ın referandum üzerine paylaşımları dikkat çekiyor.
Yılmaz'ın her paylaşımının altından ilginç, ama bir o kadar seviyeli polemikler var.
Türkiye, keşke bu kadar medeni tartışabilseydi meseleyi...
Yılmaz'ın son iddialı paylaşımı ise şöyle:
"Liderler meydanlarda...
Referanduma dair son sözler aktarılmakta...
Konu zaman zaman karşılıklı cevaplaşmalara varmakta...
Tam da burada entelektüel abiler meseleye dalmakta...
'Olur mu bu? Kılıçdaroğlu mu konu?' gibi sözlerle...
Meseleyi mecrasından uzaklaştırmakta...
Konuyu başka yere götürmeye çabalamakta...
Hiç dertlenmeyin abiler...
Millet meseleyi de, liderleri de bilmekte...
Kılıçdaroğlu'na ise, sadece cevap verilmekte...
Bu da olmasa, 'Bak cevap verilemedi' denmekte...
Asıl meseleyi bu abiler sulandırmaya gayret etmekte...
Kim ne yaparsa yapsın... Açık ara önde görünmekte...
Önde olanı sağır sultan dahi bilmekte..."
Kent Ormanı'na yazık oluyor...
Zonguldak'ın önemli ve güzel noktalarından biri olan Kent Ormanı, ne yazık ki, "Kent Ormanı" olmaktan giderek uzaklaşıyor. Çok daha iyi değerlendirilebilecek alan, ne yazık ki, hak ettiği şekilde değerlendirilemiyor.
Bu mantık devam ederse, orası da elden çıkar, üç gün sonra harap olur gider. En basit örneği, her taraf çöp yığını...
Bırakıp gidenlerin cinsi konusunda tahminde bulunmak zor değil.
Bu manzaraya seyirci kalanlar ise, ne yazık ki, bizim idareciler...
Vali Bey'e buradan seslenelim.
Sayın Ali Kaban, lütfen buranın çerçöp içinde kalmasına, doğal atmosferinin bozulmasına izin vermeyin.
Çünkü bizim milletimiz böyle şeylerin nimetini pek bilmez.