Almanya´dan gelecek uçağı karşılayanlar arasındaydık dün.
Ulaşmakta zorlandık.
Gitmek, ulaşmak mümkün değildi.
Yüz metrelerce geriden başlayan trafik tıkanmış, insanlar yürüyerek havalanına varamaya çalışıyordu.
Çünkü ilk kez bir yolcu uçağı gelecekti.
Hem de Çaycumalı -Zonguldaklı, Devrekli gurbetçilerin yoğunlukta olduğu Almanya´dan.
Bazı şeyleri yazıyla anlatmak çok zor.
Dün öyle bir gündü.
Yıllardır devam eden tartışmaların üzerine kısa süreliğine de olsa sünger çekiliyordu.
Garip bir heyecandı.
Büyük çoğunluğu ilk kez yakından uçak görüyordu.
Hiç inanılmayan bir gerçek iri gövdesiyle karşımızda duruyordu.
İnsanlar uçağı net görebilmek için tel örgülere yaslanıyor yer yer bir birlerinin üzerine çıkıyordu. Çocuklar hafifliğin avantajını kullanıp tel duvarların üzerine tırmanıyorlardı.
Bir film seti gibi.
Biraz komedi, biraz trajedi, biraz duygusallık.
Tam bir Türk filmi.
Uçağı keşfetmiş gibi bakıyordu bir çok insan.
Ve bu durum Alman pilotun çok hoşuna gitmiş olacak ki hayranlıkla izledi uzun süre.
İnsanların mutluluğunu izlerken keyiflendiği belliydi.
Bir süre sonra indiğinde de aynı havayı teneffüs ediyordu.
Ve kadınlar.
Uçak inerken başlayan alkışlar, kapıları açıldığında yerini yer yer göz yaşlarına bıraktı.
Kadınlar ağlıyordu.
Adamlar da ağlıyordu.
Gözleri nemlenen kişilerden biri Havaalanını yapan ve tartışmalar uzadıkça canı sıkılan İş Adamı Bülent Kantarcı´ydı.
İçerde Almanya Zonguldaklılar Derneği Başkanı Erol Yukarıbaş ile sıkı sıkı kucaklaştılar.
Kantarcı´nın en huzurlu günüydü.
Ne diyelim. Demek ki çok ısrar edince oluyormuş. Yıllardır emeği geçen elbette çok kişi ve bakanlar var.
Ancak Havaalanı kapandıktan sonra yeniden açılması ve Almanya´dan sefer düzenlenmesi için çok mücadele eden Denizli Valisi Yavuz Erkmen ile çok büyük yardımları dokunan Öger - Tur, Öger -Türk sahibi Vural Öger.
Herkesin bilmesi gereken bir şey var ki, mutluluğu perçinleşmiş ve gözü yaşlı kadınların duaları emeği geçen herkes içindi.
Olmadı Ali İhsan Bey
Almanya´dan gelen uçak seferleri yılın 12 ayı olmasa da yolcu trafiğinin yoğun olduğu dönemlerde gerçekleşecek.
Zamanla firma değişir başka bir firma bulmakta zorluk çekilmez ise pek fazla sorunda olmaz.
Yalnız havaalanının eksikliklerinin acilen giderilmesi gerekiyor.
O eksiklikleri yetkililer ve Ak Parti´li siyasetçiler biliyor.
Neticede dün yaşanan önemli bir mutluluktu.
Dün gerçekleşen buluşma sırasında CHP Milletvekillerinin de orada olmasını isterdim.
Yoktular.
Hadi Ali Koçal gelemedi ya Ali İhsan Köktürk neden yoktu.
Zonguldak TSO´nun ödül töreninde konuşan Sayın Köktürk sitem edip davetiye gelmediği için katılmadığını söylemiş.
Şaşkınlığımı ve tepkimi kırıcı olmadan en güzel nasıl belirtmeliyim?
Kime davetiye gitmiş.
Kaldı ki ev sahibi bir Milletvekili nasıl böyle bir anlayışla hareket eder anlayamıyorum.
Ak Parti Milletvekilleri´ne davetiye gönderilmiş mi?
Böyle bir şey olabilir mi.
Siyaset bu kadar ucuz olmamalı.
Bu kadar kaprisli olmamalı.
Bu kadar burnu havada olmamalı.
Ali İhsan Bey´i çok seviyorum.
Ama siyasetini hiç sevmiyorum.
Çaycumalıların da ne yazık ki aynı tepkiyi gösteriyor.
Olmadı Ali İhsan Bey.
Olmuyor.
İsterseniz bir daha düşünün.
Zonguldak hapishanesi
Acılık Deresi´nin üzerini kapatıp trafiği rahatlatacaktık.
Keşke her şey yerli yerinde kalsaydı!
Köprü üzeri kapatıldı üzeri bağlantı yolu - köprü gibi bir şey oldu.
Eskiden arada dere vardı.
Şimdi TTK´nın liman sahasına bitişik oldu diye dev direkler dikiliyor.
Uçları da yoldan tarafa eğimli 40 santim.
Tel örgüler çekilecek.
Dikenli mi dikensiz mi göreceğiz!
Yani hapishane modeli.
Görenler söylenecek;
"Burası Metris´ten de güvenli olmalı"
Allah aşkına millet. Ben bir şey demiyorum.
Her gün bir tarafa çirkin bir şey dikiliyor.
Bu çirkinliklere de ses çıkaran yok.
Var da biz mi görmüyoruz!