Ankara’nın Nallıhan ilçesine bağlı Çayırhan-Hırkatepe bölgesinde bulunan yeraltı kömür işletmesinde 21 Ağustos 2026 tarihinde meydana gelen göçük, maden camiasında büyük üzüntüye neden oldu. Kazada 1 maden emekçisi yaşamını yitirirken, 4’ü ağır olmak üzere 20 maden emekçisi yaralandı.
TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi, olayın ardından yazılı bir açıklama yaparak hayatını kaybeden madencinin ailesi, yakınları ve çalışma arkadaşlarına başsağlığı, yaralılara ise acil şifalar diledi.
Açıklamada, aynı sahada Nisan 2025’te de bir göçük meydana geldiği ve bu olayda 14 maden emekçisinin yaralandığı hatırlatıldı. O dönemde Genel Merkez tarafından yapılan değerlendirmelerde, üretim yapılan ayak arkasındaki açıklığın 50-60 metre seviyelerine ulaşmasının, tavanın kontrollü şekilde göçertilmemesinin ve üretimin bu koşullarda sürdürülmesinin ciddi riskler oluşturduğu yönünde teknik uyarılarda bulunulduğu belirtildi.
Yaklaşık 16 ay sonra aynı sahada yeniden göçük yaşandığına dikkat çekilen açıklamada, bu kez 1 işçinin hayatını kaybettiği ve 20 işçinin yaralandığı vurgulandı.
“Teknik uyarılar yeniden değerlendirilmeli”
21 Ağustos’taki kazaya ilişkin ilk açıklamalarda, çalışma sahasının arkasındaki tavanın çökmesi sonucu oluşan basınca bağlı savrulmalardan söz edildiğine dikkat çeken Maden Mühendisleri Odası, 2025 yılında kamuoyuna yapılan teknik uyarıların yeniden ve bütün yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Açıklamada, yeraltı madenciliğinde tavan kontrolü, ayak arkası açıklıkların yönetimi, kontrollü göçertme, tahkimat ve kaya kütlesinin davranışının izlenmesinin üretim faaliyetinin ayrılmaz parçaları olduğu belirtildi.
“Ramak kala olayları, küçük kazalar ve göçükler daha büyük bir facianın habercisi olabilecek tehlikelerin önceden görülmesi açısından son derece değerlidir” denilen açıklamada, meydana gelen olayların yalnızca yaralıların kurtarılması ve üretime yeniden başlanmasıyla geçiştirilmemesi gerektiği vurgulandı.
“Kazanın kök nedenleri ortaya çıkarılmalı”
Maden Mühendisleri Odası, yaşanan kazanın ardından olayın kök nedenlerinin ortaya çıkarılması, risklerin yeniden değerlendirilmesi ve benzer kazaların tekrarını önleyecek teknik ve idari önlemlerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi:
“Bir maden kazasının gerçek nedeni yalnızca göçen tavan ve yarattığı etki değildir. Tavanın neden göçtüğü ve/veya göçertilemediği, neden o koşullarda üretime devam edildiği, riskin önceden fark edilip edilmediği, tahkimat ve tavan kontrol sistemlerinin yeterli olup olmadığı, denetimlerin etkin biçimde yapılıp yapılmadığı ve daha önce yaşanan olaylardan gerekli derslerin çıkarılıp çıkarılmadığı birlikte değerlendirilmelidir.”
Bu kapsamda 21 Ağustos’ta meydana gelen olayın yalnızca adli ve idari yönleriyle değil, bilimsel, teknik ve mühendislik boyutlarıyla bağımsız şekilde incelenmesi gerektiği kaydedildi.
“Üretim hedefleri insan yaşamının önüne konulamaz”
Madencilikte yaşanan her göçük, patlama ve ramak kala olayının gelecekte meydana gelebilecek faciaların önlenmesi açısından önemli bir veri olduğuna dikkat çekilen açıklamada, üretim hedefleri ve ekonomik kaygıların insan hayatının önüne geçirilemeyeceği vurgulandı.
Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin üretimin önünde bir engel değil, üretimin vazgeçilmez koşulu olduğunu belirterek, madencilik bilim ve tekniğinin kazaları ve ölümleri önleyecek bilgi ve deneyime sahip olduğunu ifade etti.
Açıklamanın sonunda TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi, olayın teknik ve hukuki boyutlarını takip edeceklerini ve elde edilecek bilgi ve belgeler doğrultusunda kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceklerini bildirdi.




