Zonguldak'ın Gelik beldesinde özel bir maden ocağında meydana gelen göçükte Veysel Oruçoğlu (46) ve Ziya Kiret (60) isimli işçilerin hayatını kaybettiği olayla ilgili davanın ilk duruşması bugün yapıldı.
Zonguldak 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuklu sanık Halil Demiröz (53), Maden Mühendisi Tevfik Akbaş (41) ve İş Güvenliği Uzmanı Ersin Sezgin (35) hakim karşısına çıktı. Mahkeme, duruşma sonunda tutuklu sanık Halil Demiröz'ün tahliyesine karar verdi.
Duruşmada savunma yapan Halil Demiröz, Taşbaca Madencilik'in tek ortağı olduğunu belirterek, 64 nolu ocağı 15 Aralık 2025 tarihinde TTK ihalesiyle devraldığını söyledi. Kazada hayatını kaybeden işçileri tanıdığını ifade eden Demiröz, işçilerin vardiya saatinden önce tahkimat yapmak için ocağa girdiklerini öne sürdü.
Demiröz, "İki ay öncesinden tek vardiya çalışılıyordu. İşçiler saat 15.00'te girip 8 saat çalışıyordu. Kazayı saat 11.00 sıralarında Ersin Sezgin'in telefonuyla öğrendim. Ocağa girilmeden önce mühendis tarafından tertip yapılır ve imza atılırdı. Ziya Kiret ocakta şefti. Saat 15.00 olmadan ocağa girmiş. Şef olduğu için kendi inisiyatifiyle girmiş olabilir. Son kazada sadece tahkimat yapıldığını biliyorum" dedi.
Demiröz'ün savcılıkta verdiği ifade ile mahkemedeki ifadeleri arasında farklılıklar bulunduğu da duruşmada gündeme geldi.
Maden Mühendisi Tevfik Akbaş ise 31 Ocak 2026 tarihinde şirketten ayrıldığını belirterek, "Kaza tarihinde şirkette çalışmıyordum. Daimi nezaretçi olarak görev yapıyordum ancak çıkışım verilmişti. Kaza tahkimat sırasında ani basınç sonucu tavanın çökmesiyle meydana geldi. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum" diye konuştu.
İş Güvenliği Uzmanı Ersin Sezgin de sistemsel bir arıza nedeniyle sözleşmesinde boşluk oluştuğunu ancak görevine kesintisiz devam ettiğini savundu. Sezgin, işçilerin bilgileri dışında ocağa girdiğini öne sürerek suçlamaları kabul etmedi.
Ailelerden "gerçek ocak sahibi" iddiası
Duruşmada söz alan Ziya Kiret'in kızı Goncagül Kiret, işçilerin yalnızca vardiya saatlerinde değil hafta sonlarında da çalıştığını belirterek sanıkların savunmalarını kabul etmediğini söyledi.
Kızı Olcay Kiret ise ocağın gerçek sahibinin Hüseyin Bektaş olduğunu iddia ederek, bu yönde delillerinin bulunduğunu ve gerçek sorumluların yargılanmasını istedi.
Hayatını kaybeden işçinin oğlu Onur Kiret de mahkemeye WhatsApp yazışmaları ve çeşitli belgeler sunduğunu belirterek, üretim ve çalışma düzenine ilişkin iddialarını anlattı.
Veysel Oruçoğlu'nun babası Fahri Oruçoğlu da oğlunun Hüseyin Bektaş'ın yanında çalıştığını öne sürerek, telefonunda bu iddiaları destekleyen kayıtlar bulunduğunu söyledi.
Duruşmada tanık olarak dinlenen ve şirketin resmi sahibi olarak görünen Hamide Oruçoğlu ise şirket üzerinde fiili bir yetkisinin bulunmadığını, maaşını Hüseyin Bektaş'ın verdiğini ve ocağın yönetiminin Hüseyin Bektaş ile oğlu tarafından yürütüldüğünü iddia etti.
Kazada yaralı olarak kurtulan tanık İsmet Kabuk da yaklaşık 45 gün ocakta çalıştığını, işe Hüseyin Bektaş tarafından alındığını belirterek, "Kaza bir anda oldu, çalıştığımız tavan çöktü" dedi.
Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Halil Demiröz'ün tahliyesine karar verirken, sanıklar Ersin Sezgin ve Tevfik Akbaş hakkındaki yargılamanın devamına hükmetti. Dava 22 Eylül 2026 tarihine ertelendi.



