COP31 İklim Zirvesi, Türkiye ve Avustralya öncülüğünde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da toplanacak. 190'ı aşkın devletin katılımıyla gerçekleşecek zirvede iklim krizi, yeşil enerjiye erişim ve yeşil dönüşüm konuları masaya yatırılacak. Birçok ekoloji örgütü de zirvenin yapıldığı Antalya’da eş zamanlı etkinlikler düzenleyip alternatif bir zirve toplayacak.
Batı Karadeniz Çevre Gönüllüleri Platformu tarafından yapılan açıklama şöyle: “Zonguldak’ta yaşayanlar olarak 200 yıldır kömürle ve kömürün yarattığı ağır sorunlarla birlikte yaşıyoruz. Kömür madenlerinde çalışan emekçilerin önemli bir kısmı meslek hastalıkları nedeniyle erken yaşta hayatını kaybetti. Madenci Anıtı’nda, iş cinayetlerinde yaşamını yitiren beş binden fazla emekçinin adı kazılı. Mükellefiyet döneminde eli kazma tutan her yurttaş jandarma zoruyla ocaklara sokuldu. Hem Osmanlı hem de Cumhuriyet döneminde ülke ekonomisinin çarkları, Zonguldaklıların canı pahasına çıkardığı kömürle döndü. Zamanla ekonomideki tercihler değişti; ocaklar hızla kapatılıp işçi sayıları azaltılırken yerli kömür üretimi bir milyon tonun altına düşürüldü. Oysa bugün kentteki termik santraller ve demir-çelik fabrikaları yılda 14-15 milyon ton ithal kömür yakıyor. Bu tablo, Zonguldak’ın kömür üreten kent olmaktan çıkarılıp kömür tüketen bir kent haline getirildiğini gösteriyor.
Termik santrallerin ve demir-çelik fabrikalarının yaydığı emisyonlar, yarattığı hava kirliliği ile tüm canlı yaşamını tehdit ediyor. Zonguldak genelindeki hava kalitesini ölçen kritik istasyonlarda partikül madde oranı, günlük sınır değeri yılda ortalama 100 ila 200 gün arasında aşıyor. Bu durum, yılın en az üçte birinde havadaki kirletici oranının yasal üst sınırın üzerinde seyrettiğini belgeliyor. Bilimsel araştırmalar ve sahadaki gözlemler bu kirliliğin bitki örtüsünden su kaynaklarına, insan sağlığından deniz ekosistemine kadar her alanı tahrip ettiğini net biçimde ortaya koyuyor. Kömür havzasını oluşturan Zonguldak, Bartın ve Karabük illeri ile çevre yerleşimlerde yaşanan bu kirlilik kent yaşam kalitesinin düşürürken umutsuzluk duygusunu da derinleştiriyor. Bunun faturası da göç, ekonomik çöküntü ve toplumsal travma olarak çıkıyor. Kömür madenciliğine bağlı olarak şekillenen yerlerde yaşanan ekonomik gerileme, sosyo-kültürel çöküşü de beraberinde getiriyor.
İstihdam krizini aşmak için sunulan Filyos Vadisi Projesi ise bünyesinde birçok kirli teknoloji yatırımı barındırıyor. Umutsuzluğun pençesinde kıvranan Zonguldak halkına “Ya kırk katır, ya kırk satır” siyaseti dayatılıyor. Bunu reddediyoruz! Önümüzdeki tek seçenek fosil yakıtlara, ağır sanayiye ve inşaata dayalı bir büyüme patikası olamaz. El ele verip adil ve yeşil bir ekonomik dönüşüm sağlayabilir; kent ekosistemini korurken refah düzeyi çok daha yüksek bir bölge yaratabiliriz.
Paris İklim Anlaşması’nı imzalayan Türkiye, 2053 yılında “net sıfır karbon” hedefine ulaşma sözü verdi. Bu hedef, 2053’e gelindiğinde ülkedeki kömür tüketiminin sıfırlanacağı anlamına geliyor. Öte yandan Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olan AB, Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamındaki Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ile ithal ettiği malların üretimi sırasında açığa çıkardığı karbon miktarına göre ek maliyetler getiriyor. AB enerji üretimi fosil yakıtlara dayalı ülkelerden ithalatı kısıtlıyor. Bu durum, ihracatının %50 ile 60’ını Avrupa’ya yapan ülkemiz için yeşil enerjiye geçişin yalnızca ekolojik değil, kaçınılmaz bir ekonomik zorunluluk olduğunu gösteriyor. Karbon emisyonunu düşürmek artık bir "çevre sevgisi" değil, sanayinin küresel pazarda var olabilme şartı olarak öne çıkıyor.
Akıllarımızı ortaklaştırabilir, Zonguldak’ı Türkiye'nin adil dönüşüm ve yeşil sanayi başkenti yapabiliriz. Onlarca yıl boyunca ülkenin enerji ihtiyacını karşılarken en ağır bedelleri ödeyen Zonguldak’ın sahip olduğu 170 yıllık sanayi kültürünü, mühendislik birikimini, liman-demiryolu altyapısını ve işgücü tecrübesini yeni nesil temiz teknolojilere aktararak yeni bir başarı öyküsü yazabiliriz. Batı Karadeniz Çevre Gönüllüleri Platformu olarak, bu amaçla, 17 Ekim’de, TMMOB Maden Mühendisleri Odası lokalinde “Zonguldak İklim Zirvesi” düzenliyoruz. Ülke çapında bu alanda çalışan akademisyenlerin, uzmanlarla aktivistlerin yanı sıra kentteki siyasi partileri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları ve meslek odaları ile bir masada buluşup kentin geleceğini ekolojik ve kamusal temelli arayışlarla yeniden şekillendireceğiz. Tüm Zonguldaklıları zirveye davet ediyor, talebimizi yineliyoruz: “Zonguldak için adalet!”
PROGRAM- 17 EKİM
13.00- Kayıt ve Karşılama
13.30- Açılış Konuşmaları
Çetin Yılmaz- (Batı Karadeniz Çevre Gönüllüleri Platformu Sözcüsü)
Konuk Konuşmacılar
1. OTURUM
Yöneten: Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Başak (ZBEÜ İktisat Bölümü)
13.50 - Kömürün başkentinde mevcut durum ve sorunlar
Prof. Dr. Hakan Kutoğlu (ZBEÜ Öğretim Üyesi)
14.10 - İklim krizi, yasal mevzuat ve talepler
Av. Yakup Okumuşoğlu (Zonguldak Barosu)
14.30 - Yalnızca Ekolojik Değil Ekonomik Sürdürülebilirlik İçin de Yeşil Dönüşüm
İnan Mutlu (Siyasal İktisatçı)
14.50- Tartışma
15.10- Kahve Arası
2. OTURUM
Yöneten: Arş. Gör. Evrim Yılmaz Polat (ZBEÜ Sosyoloji Bölümü)
15.30- Küresel örneklerden yerel gerçeklere "adil geçiş"
Beyza İrem Şimşek (Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü)
15.50- Zonguldak İçin Adil Geçiş
Özge Doruk (Yeşil Düşünce Derneği)
16.10- Vaatlerin gölgesinde iklim diplomasisi: COP
Eylem Tuncaelli (Çevre Mühendisi - TEMA Çevre Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı)
16.30 -Tartışma
16.50- Kahve Arası
17.00- Forum
Yöneten: Dr. Öğ. Üyesi Şenay Güneymen (ZBEÜ Siyaset Bilimi Kamu Yönetimi Bölümü)
18.30- Sonuç Bildirgesi Komisyonunun Seçimi ve Kapanış
Yer: TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi




