Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) Mütevelli Heyeti Başkanı ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda düzenlenen TEKNOFEST Mavi Vatan etkinlikleri kapsamında gazetecilere açıklamalarda bulundu. Bu yıl TEKNOFEST yarışlarına 1 milyon 600 bin gencin başvurmasıyla rekor kırıldığının bilgisini veren Bayraktar, 'Burada düzenlediğimiz etkinliklerde de, İnsansız Sualtı Sistemleri yarışmamızdan İnsansız Deniz Aracı yarışmalarına, Sualtı Roket Yarışmasından TEKNOFEST Mavi Vatan yarışmasına kadar bir yarışma grubunu görüyoruz. Tabii burada sadece Sualtı Yarışmasına bile 4 bin 100 takım başvurdu' dedi.
'TEKNOFEST'i bu misyonla düzenliyoruz'
Dünyanın önemli bir dönemden geçtiğine dikkati çeken Bayraktar, küresel güç dengelerinin değiştiğine işaret ederek, şunları kaydetti:
'Adeta tektonik bir kırılmayla devam ediyor. Hem küresel güç hem de üretim dengesinin değiştiğini görüyoruz. Bütün bunun merkezinde dünya ticaretinin özellikle enerji kaynaklarının ve ticaret yollarının denizlerle ilgili olduğunu görüyoruz. Bütün bunlar olurken, bütün bu dönüşümler olurken teknolojiyi tüketen değil, üreten, üretmekten de öte geliştiren bir neslin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. TEKNOFEST'i bu misyonla düzenlediğimiz gibi, Mavi Vatan'ın da sadece engin mavilerden ibaret olmadığını, bağımsızlığımız ve egemenliğimiz için ne kadar önemli olduğunu tüm kuşaklarımızla paylaşmak için bu etkinliği düzenliyoruz.'
'Çok yoğun bir ilgi var'
Selçuk Bayraktar, TEKNOFEST'e gösterilen yoğun ilgiye de değinerek, 'Gölcük Tersanesinde muazzam bir ilk günde bu etkinlik başladı. Çok yoğun bir ilgi var, 4 gün boyunca devam edecek. Özellikle hafta sonu daha da yoğun olacaktır. Bu anlamda bugün ve yarını ziyaret edecek tüm vatandaşlarımıza özellikle tavsiye ediyorum. Deneyim açısından daha kaliteli bir deneyim sunacaktır. Denizaltıları da ziyaret edebiliyorsunuz, milli teknoloji eserlerimizi de görebiliyorsunuz, hemen ileride yarışma çadırlarımız var. Teknolojinin şampiyonlarının eserlerini görebiliyorsunuz. Tabii NSosyal üzerinden kayıt olmak önemli, buradaki deneyimi daha nitelikli hale getirmek için. Sabahın erken saatleri özellikle tüm vatandaşlarımıza tavsiye ediyorum' diye konuştu.
'Baykar, dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi'
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, şöyle konuştu:
'Ülkemizin savunma sanayisinde küresel bir iddia ortaya koymuş olması, bu gibi diplomatik alanların da önünü açtığını görüyoruz. Şuanda arkamda gördüğünüz insansız hava aracı Bayraktar TB3, üzerinde gördüğünüz mühimmatlar ve sistemlerle birlikte tümüyle milli. Uçağın içinde 100'den fazla bilgisayar, 6'dan fazla yapay zeka bilgisayarı var. Neredeyse lastiğinden, fren balatasından, milyonlarca satır yazılımına kadar Türk mühendislerin eseri bir teknolojiden bahsediyoruz. Baykar, dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi ve bütün gelirlerinin yüzde 90'ını ihracattan elde ediyor. Bu yüksek teknolojiyi geliştirirken de tümüyle öz kaynaklarını kullanıyor. Böylesine bir iddiayı ortaya koyduğunuzda, tüm dost ve kardeş coğrafyalara, sizlere güvenecek olanlara güven, korkacak olanlara da adeta korku salmış oluyorsunuz. Dolayısıyla ben milli savunma sanayi ekosisteminin başardığı teknolojik hamlenin, bu gibi küresel ittifaklarda da ülkemizin önünü açtığını da değerlendiriyorum. Buradaki kuşaklarımız tüm gönül coğrafyamızla birlikte, sadece savunma sanayiinde değil, teknolojinin her alanında ülkemizi bağımsız ve müreffeh kılmak için eserler geliştirecektir ve o gönül coğrafyamız, o geliştirdikleri teknolojilerin doğal pazarı olacaktır. Aynen SİHA'larımızda olduğu gibi. Bizim bütün gelirlerimizin yüzde 90'ını ihracattan geliyor. Eğer o dost ve kardeş coğrafyalara biz bu teknolojileri sunmasaydık belki 10'da birini ancak yapabilecektik. Küresel devlerle yarışacak ölçeğe gelmiş oluyorsunuz. Bunun da mümkün olmasının yolu, artık bu yaşadığımız bilişim ve teknoloji çağında, yeni kuşakların takımlar halinde yüksek teknolojiyi dünyayı yeniden inşa eder şekilde geliştirmesine bağlı olduğunu düşünüyorum.'
'Beni çok duygulandırdı...'
Sırada düzenlenecek olan TEKNOFEST Güneydoğu hakkında da bilgi veren Bayraktar, '30 Eylül-4 Ekim tarihlerinde gerçekleşecek. Güneydoğumuzun neredeyse her ilinde etkinlik düzenliyoruz. Hatta geçtiğimiz hafta Şırnak'taydık. Ben Şırnak'ta yıllarca kaldım. SİHA'larımızın gelişmesi açısından da çok önemli bir merkez. Adeta terörün en zorlu şartlarını yaşatan bir yerden bu kadar bereketli, TEKNOFEST kuşağı ile birlikte, dron şampiyonasının kutlandığı bir yere dönüşmesi hakikaten beni de çok duygulandırdı. Çünkü oralarda gündüzün bir noktadan bir noktaya dahi emniyet ve güven içinde gidemiyordunuz maalesef. Allah'a şükür, özellikle milli teknolojimizin eseri olan SİHA'lar, terörün belini kırmasıyla, terörden bölgenin temizlenmesiyle, küresel emperyalizmin uzantısı olan terörden onu da başarmış olduk' dedi.
'Bütün bu sivil alanların da silaha dönüştürüldüğü bir dönemden geçiyoruz'
Selçuk Bayraktar, Türkiye'nin savunma sanayisi alanında kendini bağımsız kılacak her türlü teknolojiyi geliştirdiğini de ifade ederek, şöyle devam etti:
'Ama kimisini bunların yeterli sayıda üretmedi. Şimdi üretim hattını ölçeklendirmesi, tüm dost ve kardeş coğrafyaları da koruyacak bir şekilde daha büyük bir ölçeğe ulaşması zamanı gelmiş durumda. Sadece savunma sanayi ile değil, artık bu yaşadığımız dönemde tüm kurumları, müessesleriyle beraber yıkılan bir dünya görüyoruz. Sadece savunma teknolojilerinin değil, tüm sivil alanların da müreffeh olmak için önemli olduğu gibi, bütün bu sivil alanların da silaha dönüştürüldüğü bir dönemden geçiyoruz. Kulağınıza taktığınız kulaklıklardan tutun da, kolunuzdaki dijital saatlerden, cebinizde taşıdığınız telefonlara...bunların her birinin topladığı verilerin veya tedarik zincirine yerleştirilen düşünün ki bombaların, tümüyle insanlığın bütün kurallarını hiçe sayar bir şekilde yıkarak sivil alanların hepsinin de silaha dönüştüğünü görüyoruz. Sadece savunma sanayinde yakaladığımız ivmeyi diğer alanlara da yaymaya çalışırken, bir yandan da dünyada özellikle bazı devletlerin sivil alanları da silaha dönüştürdüğünü görüyoruz. Dolayısıyla hem kendi bağımsızlığımız için savunma sanayisi ne kadar önemliyse, tüm diğer sivil alanları da Milli Teknoloji Hamlemimizle kuşatmamız çok önemli olduğunu değerlendiriyorum. Bu mücadelenin hatta savunma veya diğer alanlar diye ayrılmadan adeta yekpare bir hat gibi mücadele ve seferberlik olarak yürütülmesi gerektiğini düşünüyorum.'
'İnsansız hava araçlarında bugün liderliğe oynuyoruz'
Konuşmasında yapay zeka teknolojisine de yer veren Bayraktar, 'Yapay zeka deyince eskiden bunlara 'ileri algoritma' diyorduk. Şuanda 1'den 10'a kadar sayan algoritmaya da 'yapay zeka' deniliyor. Bilgisayarın yaptığı her şeye yapay zeka deniyor ama spesifik olarak dil makinelerinden bahsediyorsanız, dil makineleri hem kendi modellerimizi geliştirmek üzere T3 AI dediğimiz, hem de bu teknolojiden istifade etmek adına yoğun bir şekilde kullanıyoruz. Hem bir yandan kendi özgü modellerimizi geliştirirken, bir yandan da bu teknolojide kırılım noktalarını yakalayarak çok daha verimli ve etkin geliştirecek yolları aramaya, yani bir yanda mühendislik ve bilimsel araştırma yaparken, bir yandan da bu teknolojiyi kullanarak hem kendi modellerimizde hem de dış kaynaklı modellerle teknoloji geliştirmeye devam ediyoruz. Teknoloji muhakkak hayatın her alanını etkileyecektir. Özellikle bu alanda bizler de bu oyunun dışında kalmamak için kendimize göre stratejimizi belirledik. Yüksek işlem gücüne erişmenizin mümkün olmadığı ve hatta çok pahalı olduğu durumlarda, kırılıma odaklanmanın aynen SİHA'larımızda olduğu gibi, biz havacılıkta dünyada doğarken maalesef o ilk dalgayı kaçıran ülkelerden bir tanesiyiz ama insansız hava araçlarında bugün liderliğe oynuyoruz. Kırılıma odaklanırsak, uzun vadede herkesin önüne geçebileceğimizi düşünüyorum' şeklinde konuştu.
'Teknoloji çok güzel ama bağımlısı, müptelası ve onun son kullanıcısı olacaksak sadece çok problemli'
Selçuk Bayraktar, teknolojinin kölesi olmanın değil, teknolojiyi geliştirerek hükmeden olabilmenin önemli olduğuna da dikkati çekerek, sözlerini şöyle tamamladı:
'Teknoloji çok güzel ama bağımlısı, müptelası ve onun son kullanıcısı olacaksak sadece çok problemli. TEKNOFEST etkinliğinin düzenlenmesinin yegane sebebi de teknolojiyi tüketen değil, bilimsel araştırmadan itibaren, mühendisliğiyle birlikte geliştirebilen, onu doğru şekilde ve doğru amaçlı kullanabilen nesiller yetiştirmek ve tüm kurumlarıyla yıkılmış olan dünyayı yeniden inşa edebilmek. Burada yeniden inşa derken kastım şu; dünyayı geliştirenler, ilerletenler... Bu artık yüksek teknolojiyle oluyor. Onu yapanlar değerleriyle hükmetmeye başlıyorlar. O değerlerin tümüyle içi boş da olabilir. Dolayısıyla medeniyetimizin adalet, iyilik, güzellik, hürriyet değerlerinin sesinin gür çıkabilmesi için bütün bu alanları teknolojinin tüm alanlarını nesillerimizle birlikte geliştirmemiz gerekiyor.'




