Kozlu CHP İlçe Başkanı Merve Aslan, Pusula Gazetesi Sahibi Ali Rıza Tığ hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmuş. Suçlamanın nedeni; Ali Rıza Tığ’ın bir köşe yazısı. Köşe yazısında; G. Y. ile kardeşi İ. G.’in ‘Cumhuriyet Halk Partisi Kozlu İlçe Başkanlığında 7.500,00 TL ve 12.500,00 TL aylık alarak , sigortasız olarak 20 ay çalıştırıldım” şeklindeki iddialarını kalemine taşımış.

Ali Rıza Tığ ilginç bir kişilik. Bazen taktığına takıyor. Bazen üstüne gittiği kişiyi yerin dibine vuruyor. Ayrıca gazetesinde yazan bazı yorumcuların Türkçesi son derece bozuk. Bu da bir eleştiridir mesela.

Ali Rıza Tığ’ı eleştiren onlarca kişi tanıdım. Zaman zaman saldırılara uğruyor, zaman zaman o da hedef alınıyor. Ama bir gazeteciyi yaptığı haberden dolayı gidip mahkemeye vermek, CHP’nin işi olmamalıydı.

Çünkü bir ilçenin parti başkanı, yapılan haberi yalanlama ve basına açıklama yapma olanağına sahip. Yani durumlar eşit. Zaten de kendisi uzun uzun açıklama yapmış. Ama ayriyeten mahkemeye vermek, yasakçı bir kafanın ürünüdür. Basını yargı yolu ile dövmektir, bıktırmaktır.

Her seferinde basının bağımsız olmasını savunan, baskı kurulmaması gerektiğini vurgulayan CHP Genel Başkanını Özgür Özel’i yalancı duruma çıkarmak Merve Aslan’a yakıştı mı acaba?

Demek CHP İktidarında durum yine değişmeyecek.

Hepimiz Zonguldak için uğraşıyor, kendi bilgi ve tecrübelerimizle bunu aktarmaya çalışıyoruz. Bazıları bundan para kazanıyor. Gazete işletiyor, yanında eleman çalıştırıyor. Zonguldak’ta gazete yürütmek oldukça zor. Politikacıların gazeteciler hakkındaki bu durumlarda daha sakin, daha olgun, daha hoş görülü olması gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü yazılanlar ne olursa olsun, bu halk o kadar saf değil. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayacak düzeyde.

Bakın Merve Aslan’a da ders olması açısından sırası gelmişken yazayım.

Zaman zaman Zonguldak siyaseti hakkında ben de yazılar yazıyorum. Yazılarımda parti ayırmaksızın eleştirilerimi yapıyorum. Geçen dönemde belediye başkanı Ömer Selim Alan’ı en çok eleştirenler arasındaydım . Bir kere kendisinden telefon ya da tehdit almadım. Bir gün yine CHP’nin Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural’ın ‘’Eski Sigorta Hastanesini otopark yapalım’’ fikrini eleştirmiştim. Yana yakıla beni arıyormuş. Bir gazeteci aracılığı ile bana ulaştı. Gazeteciden telefon numaramı istemiş. Bende gazeteciye konuşmak istemediğimi, açıklamayı bana değil, kamuoyuna yapabileceğini ilettim. Bir başka zaman AK Partili politik bir iş adamını eleştirdim. Yana yakıla beni arıyorlar. Benim hatırını kıramayacağım kişiler vasıtası ile yazılarımı geri çekmemi istediler. Çekmedim. Bir başka sefer AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ı eleştirmiştim. Bu yazımda kapak olarak Çağlayan’ın Yapay Zeka ile yapılan ‘’Pixar’’ tarzı karikatür görüntüsünü kullandım. Telefon numaramı nereden aldı bilmem ama; bana mesaj yollamış. Mesajı aynen şöyle. ''Hayati bey yazınızda kullandığınız görselim çok hoşuma gitti, teşekkür ederim.'' Buna karşılık ben de cevap yazdım. Hoş görüsü için teşekkürlerimi ilettim. Bu durum beni ne AK Partili yaptı ne de Mustafa Çağlayan’ı küçülttü. Tam aksine taktirimi kazandı.

Zonguldak zor bir şehirdir. Ben tarih araştırmacı olarak, Zonguldak tarihi boyunca gazetecilerin aslında aynı tarzda yayın yaptığını görüyorum. Ali Rıza Tığ ile Ali Bahadır arasında bir fark yok: Mesela 1970’li yıllarda İnanış gazetesi sahibi Kemal Sönmez' den herkes çekinirdi. Yazdı mı yazıyordu adam.

Kozlu'da terminale gelen vatandaş şok yaşadı: İsyan etti
Kozlu'da terminale gelen vatandaş şok yaşadı: İsyan etti
İçeriği Görüntüle

Bu hatayı CHP’li Zonguldak belediye Başkanı Tahsin Erdem’de yapıyor. (Eğer yazıda hakaret, küfür, aşağılama yok ise ) bir tavsiye vereyim. Zonguldak yerel gazeteciler ile didişmeyin. Bundan siyasi kazanım sağlayan olmadı daha.

Özgür basını savunuyorsan, basını özgür bırakacaksın.

Hayati Yılmaz ile

Zonguldak Tarih

Kaynak: Haber Merkezi