Her toplumun kendine özgü geçmişten günümüze taşıdığı adet ve gelenekleri vardır. Bu gün bu adetleri İslami gelenek gibi önümüze sürenler, ne kadar yanılıyorlar.
Türkiye’de de, kökenleri yüzyıllar öncesine dayansa da, Tengrizm ve Şamanizm’den kalan ve hala uygulanan birçok adet ve gelenek bulunmaktadır.
İslamiyet’in kabul edilmesinden sonra bu kadim inanış tamamen yok olmamış, günümüze kadar gelen zengin bir kültürel miras bırakmıştır.
İşte gündelik hayatımıza yansıyan eski adetler Türklerin İslamiyet içinde veya kültürel yaşamlarında sürdürdüğü birçok alışkanlık Şamanizm kökenlidir:
Su dökerek uğurlamak, ağaçlara bez parçaları bağlamak, kurşun dökmek, türbe ve yatır ziyareti, adak adama, kırk çıkarma, ölen kişinin üzerine bıçak koyma, kapı eşiğinden sağ ayak ile geçmek, ölen kişilerin ardından yemek ve helva yapılması gibi. Bu ritüelleri daha da çoğaltabiliriz.
Günümüzde mezar, türbe, ve benzeri yerlerin ziyareti ve bunlardan medet umulması da bu inanç sisteminin devamı olarak ortaya çıkmıştır.
HIZIR BEY
Devrek yöresinde Hızır Bey, Osmanlı Padişahı Orhan Gazi döneminde yaşamış bir komutan ve akıncı olarak bilinir. Adı, Zonguldak il sınırlarındaki türbesi ve bölgedeki tarihi vakıf kayıtlarıyla öne çıkan önemli bir yöresel figürdür.
Devrek'in Özbağı Köyü'nde yer alan kabrinin, 2. Osmanlı Padişahı Orhan Bey’in üçüncü dereceden bir komutanına veya bölgedeki bir akıncı beyine ait olduğu kabul edilir.
15. yüzyıla ait Osmanlı tahrir ve vakıf defterlerinde bölge, "Hızır Bey Yurdu" (Devrek-Çaycuma hattı) olarak anılır, bu da bölgenin iskanında ve yönetiminde Hızır Bey'in ve ailesinin önemli rol oynadığına işaret eder.
BAKIRCILAR KÖYÜ TÜRBESİ
Bakırcılar Köyü'nün büyük mezarlığı içinde bulunan bu türbede Hızır Bey'in küçük kardeşinin yattığını söyler köylüler. Ne zaman yapılmıştır, gerçekte kim bu türbede yatar bilinmez ama vatandaşlar bu türbeye gelip bir çok sorun ve sıkıntılarına derman arar.
Bu türbe hakkında bir çok kitapta bilgiler yer alır:
BİZANS DÖNEMİNE AİT SÜTÜN BAŞLIĞI
Devrek ilçesi Bakırcılar Köyü'nün köy mezarlığında olasılıkla Bizans Dönemi'ne ait 0.50 m yüksekliğinde ve 0.18 m üst çapa sahip olan bir sütun başlığı vardır. köyün ileri gelen yaşlısı tarafından, civar köylerden gelen ve 'toprak yeme alışkanlığı' bulunan çocukların alışkanlıklarına son vermek için, bu taşın etrafında bazı ritüeller yapılmaktadır.
Bizans sütununun üzerinhde bulunan oyuğa para atılması ve su dökülmesinden sonra, yaşlı kadın taşın etrafında dönmekte ve bazı dualar okumaktadır. Oyuk içinden aldığı sulu toprağı / çamuru çocuğa içirmesiyle ritüel sona erdirilmekte ve son olarak bu alanda toplu olarak yemek yenilmektedir.
BAKIRCILAR KÖYÜ’DE TÜRBE DÖNDÜRME GELENEĞİ
Bakırcılar Köyü’nde büyük mezarlığın içinde en az beş asırlık meşe ağacının dibinde Bizans dönemi sütunundan yapılmış bir türbe vardır. Bu sutünün başlığının üstünde bir oyuk (suluk) bulunur.
Burası türbe olarak kullanılır. Annem burada Hızır Bey’in küçük kardeşinin yattığını söyler, durur. Kanımca bu Hızır Bey, Osmanlı padişahı Orhan Gazi’nin Devrek bölgesini Osmanlı topraklarına dahil eden komutanıdır. [Gerze/Özbağı) Köyü’nde türbesi vardır.]
Bu türbeden, çocuğu toprak yiyen, konuşamayan, tavuklarına öleklik gelen, kızına kısmet çıkmayan, çocuğu olmayan aileler gelerek medet umarlar.
Bu medet (dilek) işi şöyle yapılır türbede; yukarıda sayılan nedenlerden herhangi birini yaşayan aile köye gelir ve türbeyle ilgilenen kadını bulur. Türbeci kadın, gelenlerle birlikte abdest alır ve su dolu bir ibrikle birlikte türbenin başına geçer. Sonra türbeci kadın önde, gelenler arkada dualar okuyarak 7 kez o türbenin etrafında dönülür. Dönme işlemi bitince de orada 2 rekat namaz kılınır. Namazın ardından türbe taşının yanına oturulur ve yanlarında getirilen yiyecekler orada afiyetle yenir. Daha sonrada asırlık meşe ağacının dalına kırmızı bir bez parçası (pala) bağlanır ve dilekte bulunulur. Oradan ayrılırken de türbe taşının oyuğuna su dökülür ve bir miktar para bırakılır. Böylece işlem tamamlanmış olur. Bırakılan bu parayı oraya ilk giden kişi alır.
Anadolu’da bugün Hızır Bey/Baba adını taşıyan bir çok türbe ve camii bulunur. (Kaynak: Hatice Tığ)
Prof.Dr. Güngör Karauğuz, Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi.
HALK BAYTARLIĞIYLA İLGİLİ TALEPLER
Zonguldak yöresinde bazı bölgelerde geçim kaynağı olarak hayvancılık yapılmaktadır. Yöre halkı hayvanlarının hastalıklarına şifa bulmak amacıyla “Muharrem Hoca Türbesi, Çoban Dede, Türbe (Sabunlar köyü) ve Türbe (Bakırcılar köyü)” denilen yerlere gitmektedir. Bu yerler özellikle günümüz “modern” hayatında halen gidilen yerler olması bakımından önem arz etmektedir.
BİZANS DÖNEMİ SÜTUNUNDAN TÜRBE
Devrek yöresindeki halk rivayetlerine göre Hızır Bey'in kardeşinin de olduğu anlaşılıyor veya en azından yöre insanı bu şekilde bir rivayeti bugüne taşımış oluyor. Nitekim Devrek ilçesinin Bakırcılar Köyünde Hızır Bey'in kardeşinin türbesinden bahsedilmektedir. Buna göre köyde büyük mezarlığın içinde en az beş asırlık meşe ağacının dibinde Bizans dönemi sütunundan yapılmış bir türbe vardır. Bu sütunun başlığının üstünde bir oyuk (suluk) bulunmaktadır. Burada Hızır Bey'in küçük kardeşinin yattığı söylenmektedir. Eskiden beri bu türbeye köy dışından çocuğu ölmüş, hastalanmış veya konuşma sıkıntısı çeten ya da kısmeti kesildiğine inanılan kadınlar ya da kızlar gelerek türbe ziyaretinde bulunurlarmış. Ancak bunu yaparken köy içersinde ziyaret uygulamalarını iyi bilen bir kadın bularak onunla birlikte türbeye gelir, adakta bulunur, türbe çevresinde yedi defa dönerek, dualar okuyarak ve türbeye para bırakarak dertlerine çare ararlarmış.



