Mustafa Çağlayan: “Rahatsız oldukları şey hafızlar değil, milletin değerleri”
Mustafa Çağlayan: “Rahatsız oldukları şey hafızlar değil, milletin değerleri”
İçeriği Görüntüle

Heybeliada Sanatoryumu’nun sadece mekandan ibaret olmadığını, yüzbinlerin hayatını nasıl değiştirdiğini tekrar hatırlamamız gerekiyor.
Zonguldaklı şairler Muzaffer Tayyip Uslu ve Rüştü Onur Heybeliada Sanatoryumu'nda tedavi görmüştür.
Rüştü Onur (1920-1942) Aralık 1941 - Mart 1942 tarihleri arasında Heybeliada Sanatoryumu'nda tedavi görmüştür. Tedavisi sonrası Zonguldak'a dönse de hastalığı nükseden Onur, 22 yaşında hayatını kaybetmiştir. Sanatoryumda tedavi görüp taburcu olduktan sonra sağlığı kısa süreliğine iyileşse de, daha sonra hastalığı tekrar şiddetlenmiştir. Rüştü Onur, 2 Aralık 1942'de 22 yaşındayken hayata gözlerini yummuştur.
Rüştü Onur'un hayatı, Zonguldak'taki diğer şair Muzaffer Tayyip Uslu ile birlikte Kelebeğin Rüyası filmine de konu olmuştur.
Muzaffer Tayyip Uslu (1922-1946), Türkiye'nin ilk göğüs cerrahisi merkezlerinden biri olan Heybeliada Sanatoryumu'nda tedavi gören şairimizdir. Hastalığının ilerlemesi üzerine bu tarihi sanatoryumda şifa aramıştır.
Sanatoryum hem edebiyat hem de sağlık tarihinde önemli bir hafıza mekanı olarak öne çıkmıştır…
1924 yılında Atatürk'ün emriyle kurulan Heybeliada Sanatoryumu, Türkiye'nin tüberkülozla mücadelesinde ilk ve en önemli pandemi hastanesiydi. Çam Limanı'nda kurulan bu tesis, 1950'lerde en parlak dönemini yaşayıp, 2005'te ulaşımsal zorluklar ve hasta azlığı gibi nedenlerle kapatılmış, günümüzde ise harabeye dönmüştür.
Heybeliada Sanatoryumu'nun Tarihçesi ve Önemi:
Kuruluş: 12 Haziran 1924'te, tüberküloz (verem) hastalığıyla mücadele amacıyla, İsviçre'deki sanatoryumlar model alınarak 16 yatak kapasitesiyle açıldı.
Cumhuriyetin ilk yıllarında salgın düzeyindeki verem hastalığı için ilk "pandemi hastanesi" işlevi gördü.
1940'lı yıllarda ek binalarla genişletildi ve göğüs cerrahisi alanında Türkiye'nin en lüks hastanelerinden biri oldu.
1980 sonrasında devlet desteğinin azalması ve 1999 depreminde hasar görmesinin ardından, 2005 yılında faaliyetleri durduruldu ve personeli Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları Hastanesi'ne nakledildi.
Kapatıldıktan sonra kaderine terk edilen tarihi bina, 2020'li yıllarda harabe haliyle gündeme gelmiş ve restore edilerek yeniden sağlık hizmetine kazandırılması çalışmaları özellikle ada halkı tarafından halen devam etmektedir.

Yüksel Yıldırım-23 Nisan 2026
Zonguldak Nostalji

Kaynak: Haber Merkezi