Üretime ağırlık verilmediği sürece ekonominin düzelmesinin mümkün olmadığını belirten Erkmen, açıklanan rakamların vatandaşın yaşadığı gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığını ifade etti.
Erkmen açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün devletimizin resmî kurumu TÜİK tarafından açıklanan mart ayı enflasyon verileri ile çarşıdaki, pazardaki, mutfaktaki yangın arasında maalesef devasa bir uçurum oluşmuştur. Bir devlet kurumunun ciddiyeti, sunduğu verilerin vatandaşın cebindeki gerçekle örtüşmesiyle ölçülür. Ancak bugün açıklanan yüzde 1,94’lük aylık enflasyon artışı, halkımızın yaşadığı ağır ekonomik tahribatı yansıtmaktan çok uzaktır.”
“Mutfaktaki yangın istatistiklere sığmıyor”
Temel gıda ürünlerindeki fiyat artışlarına dikkat çeken Erkmen, “Gerçekler ve halkımızın feryadı göstermektedir ki; temel gıda ürünlerinde akıl almaz bir fiyat artışı yaşanmaktadır. Domatesin 60 liradan yer yer 250 liraya, biberin ise kalitesine göre 250-500 lira bandına yükseldiği bir ortamda, gıda enflasyonunu yüzde 1,84 olarak ilan etmek rasyonel bir yaklaşımla açıklanamaz” dedi.
Akaryakıt fiyatlarındaki artışa da değinen Erkmen, “Üretimin ve ulaşımın can damarı olan mazotun 55 liradan 80 liraya dayandığı bir süreçten geçiyoruz. Akaryakıta gelen bu devasa zamlar iğneden ipliğe her şeye yansırken, resmî rakamların bu artışları ‘teğet geçmiş’ gibi göstermesi, iktidarın bir alışkanlığı olmakla birlikte en başta alın teriyle geçinen çalışanların ve emeklilerimizin enflasyon farkı almasını engelleyen bir mağduriyete dönüşmektedir” ifadelerini kullandı.
“Gerçek enflasyon halkın cüzdanındadır”
Bağımsız araştırma grubu ENAG’ın verilerine de değinen Erkmen, “ENAG verilerine baktığımızda aylık bazda yüzde 4,10 seviyesine ulaşan bir hayat pahalılığı ile karşı karşıyayız. İstatistikler ne söylerse söylesin, Zonguldak sokaklarında ve evlerin mutfağında hissedilen gerçek enflasyon budur. Vatandaş artık sadece geçinmeye değil, hayatta kalmaya çalışmaktadır” dedi.
Açıklamasının sonunda çözüm çağrısında bulunan Erkmen, “Devlet adabı, gerçeği olduğu gibi kabul edip çözüm üretmeyi gerektirir. Rakamları düşük göstererek hayat pahalılığını gizleyemezsiniz. Bizler, halkımızın gasp edilen alım gücünün, sofrasından eksilen ekmeğin takipçisi olmaya devam edeceğiz. İstatistik masalarında değil, pazar tezgâhlarında ve esnaf dükkânlarında görülen bu yangını söndürecek akılcı ekonomi politikalarına acilen dönülmelidir” dedi.



