Sulusaray'daki Sebastapolis Antik Kenti depremden etkilenmedi Sulusaray'daki Sebastapolis Antik Kenti depremden etkilenmedi

Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Oruç tutarken diyet yapılabilir mi?” sorusunun cevabının merak edildiğini dile getirerek, “Bu soruyu kişiye özel olarak değerlendirmek gerekir. Eğer normalde 3 ana öğün tüketen ve sürekli bir şeyler atıştıran, şekerli beslenen bir bireyseniz bu ayda, besin alımı sınırlanacağı için kilo vermeniz mümkündür. Ancak günlük yaşantınızda aldığınız toplam kaloriyi iftar ile sahur arasında alırsanız, tek öğünde karbonhidratlı besin alımı yüksek olursa ve bir de buna hareketsizlik eklenirse aksine kilo almanız daha olasıdır.” dedi.“Sahur mutlaka yapılması gereken bir öğün”
Sahurun günün ilk öğünü olarak düşünüldüğünde iftara kadar uzun bir süre aç kalınacağını ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hüly​​​​a Yiğit, “Sahur mutlaka yapılması gereken bir öğündür. Aksi taktirde baş ağrısı, gün içinde tansiyon ve kan şekeri dengesizlikleri ile karşılaşılması mümkündür. 

Eğer uykunun bölünmesi kişiyi daha çok zorluyorsa yatmadan 1 saat öncesinde yumurta, peynir gibi proteinden ve kalsiyumdan zengin bir öğün tüketilebilir. Ancak en azından sahur saatinde uyanıp su tüketmek kişileri gün içinde daha iyi hissettirecektir.” diye konuştu.

Sağlıklı bir sahur ve iftar öğünü nasıl olmalı?
Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, yeterli ve dengeli bir şekilde oluşturulacak sahur ve iftar menülerinin metabolizma hızını canlı tutacağını belirterek, “Öncelikle sahurda, oruç tutarken daha çok susamaya sebep olacak börekler, salam, sosis gibi işlenmiş besinler, kızartmalar veya tuzlu zeytinleri tercih etmemek gerekir. Bunların yerine daha doğal ve sade beslenmeyi öneririm. Organik yumurtalar, az tuzlu peynirler, tuzsuz ayranlar, organik ekmekler bu öğün için çok daha uygundur.” dedi.

“Hızlı yemek yemek fazla kalori alımına ve mide sorunlarına sebep olabiliyor”

İftarda mümkünse yemek süresinin en az 15 dakika olmasının sağlanması gerektiğini ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Hızlı yemek yemek fazla kalori alımına ve mide sorunlarına sebep olabiliyor. Bu nedenle yemeğe önce çorba ve salata ile başlamak yemek yeme süresini uzatacaktır. İftar masalarında birden çok ana yemek tercih etmemeye çalışmayı tavsiye ediyoruz. 

Çorba, etli/tavuklu veya baklagilli tek bir ana yemek, uygun porsiyonda zeytinyağlı bir yardımcı yemek, yoğurtlu bir meze ve salatadan oluşan bir iftar öğünü oldukça sağlıklıdır.  

İftar sonrası ara öğün olarak meyveler ve kuruyemişler, şerbetli tatlılara alternatif olarak tercih edilebilir.” diye konuştu.

Kimler oruç tutmamalı?
Diyabet, hipertansiyon, kalp rahatsızlığı gibi kronik bir hastalık, gebelik durumu veya sürekli bir ilaç kullanımı olan bireylerin oruç ibadetini gerçekleştirmeden önce doktorlarına mutlaka danışmaları gerektiğini dile getiren Yiğit, “Doktorunun uygun görmesi durumunda bir beslenme uzmanına danışılmasıyla süreç yönetilebilir. Doktor izni olmadan tutulacak oruçların ya da doktor izni olmasına rağmen yanlış beslenme yöntemlerinin uygulanması kişinin sağlığında önemli tehlikelere yol açabilir. Söz konusu sürecin, doktor ve beslenme uzmanı kontrolünde yürütülmesi en sağlıklı seçenektir.” diye sözlerini tamamladı.

Diyetisyen Hülya Yiğit

Kaynak: Haber Merkezi