Araçların arkasına yazılan şiirler, maniler, atasözleri ve özlü sözler yıllardır Türkiye’nin renkli sokak kültürünün önemli unsurları arasında yer alıyor. Özellikle tır, kamyon ve minibüslerde görülen bu ifadeler, kimi zaman mizahi, kimi zaman duygusal, kimi zaman da tarihi ve kültürel göndermeler içeren mesajlar taşıyor.
Devrek Tır Parkı’nda park halindeki araçların arkasında yer alan yazılar da dikkat çekti. Bazı yazılar milli tarih ve kahramanlık duygularını öne çıkarırken, bazıları ise aşk, özlem ve mizah temalarını işliyor.
Bir tırın arkasında yer alan, “Madem ki unuttunuz Kürşad adlı çeriyi, hatırlatırız yağmur kokan o geceyi” dizeleri, Göktürk Prensi Kürşad ve arkadaşlarının bağımsızlık mücadelesine gönderme yapıyor.
Bir başka tırda ise büyük şair Yahya Kemal Beyatlı’nın “Sultan Selîm-i Evvel’i râm etmeyip ecel, fethetmeliydi âlemi Şan-ı Muhammedî.” beyti yer alıyor. Şiir, Yavuz Sultan Selim’in İslam dünyasındaki önemine vurgu yapıyor.
Sürücülerin mizahi yaklaşımı da araç yazılarında kendini gösteriyor. “Kaybolan hayallerimi de bulsana Müge Anlı!” ifadesi, son dönemde kamuoyunda sıkça gündeme gelen televizyon programlarına göndermede bulunuyor.
Tır parkında dikkat çeken bir başka yazı ise özel bir otomobilin arka camında yer alan “Gülüşün şehrin dengesini altüst ediyor!” sözü oldu. Romantik bir anlam taşıyan ifade, görenlerin ilgisini çekti.
Araçların arkasındaki bir diğer dikkat çekici söz ise “Kamyonumdaki yüküm, aşkından hafif be gülüm.” oldu. Uzun yol şoförlerinin duygu dünyasını yansıtan bu ifade, yükün ağırlığından çok gönlün yükünün daha ağır olduğuna işaret ediyor.
Yıllardır yolların sessiz tanıkları olan araç yazıları, sadece sürücülerin kişisel düşüncelerini değil, toplumun mizah anlayışını, kültürel birikimini ve duygularını da yansıtan yaşayan bir halk edebiyatı örneği olarak varlığını sürdürüyor.









