BEUN'da öğrencilikten öğretmenliğe uzanan yolculuk mezuniyet töreni ile taçlandı
BEUN'da öğrencilikten öğretmenliğe uzanan yolculuk mezuniyet töreni ile taçlandı
İçeriği Görüntüle

Zonguldak'ta 2008 yılında kaybolan ve 2010 yılında Ulutan Barajı'nda kemikleri bulunan Ahmet Yılmaz'ın ölümüyle ilgili yeniden açılan davanın ilk duruşması bugün görüldü. Yıllarca faili meçhul olarak kalan dosya, 2023 yılında bir suç örgütü soruşturması kapsamında verilen ifadelerin ardından yeniden gündeme gelmişti.
Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada sanıklar İlker Eren, Köksal Aktaş, Tarık Yolcu ve Emircan İleri hakim karşısına çıktı. Duruşmada özellikle Emircan İleri'nin savunması dikkat çekti.
Emircan İleri, farklı zamanlarda ve farklı yerlerde ifade verdiğini belirterek olayla ilgili bazı gerçeklerin artık ortaya çıkması gerektiğini söyledi. Kardeşi Baycan İleri'nin kendisini arayarak araçta Ahmet Yılmaz, Köksal Aktaş ve Tarık Yolcu'nun bulunduğunu, aralarında kavga yaşandığını anlattığını öne süren İleri, "Bu konuda ne kadar çok şey bilirsem o kadar rahatsız olurum. Ağabeyim Baycan zaten güçlü biriydi. Araçta boynunu kırmış. Ben ona cinayetle ilgili hiçbir şey sormadım" dedi.
Duruşmada dikkat çeken açıklamalarda bulunan İleri, kardeşini korumak amacıyla yıllar boyunca sessiz kaldıklarını da kabul ederek, "Yalan söylemeye gerek yok. Bu konuyu konuşanlara 'konuşma' dedik. Bunların hepsini kardeşimi korumak için yaptık" ifadelerini kullandı.
Hakkındaki suçlamalara da değinen Emircan İleri, geçmişte birçok kez beraat ettiğini hatırlatarak, "Beni koruyan biri mi var, arkamda devlet mi var? Ben mafya babası değilim, hurdacıyım. Emniyet'te ifade alan memurlar resmen şike yapıyor. Bu olayı 18 yıldır sır olarak sakladık ama artık saklayacak durumda değiliz" diye konuştu.
Duruşmada tanık olarak dinlenen Coşkun Marabaoğlu ise sanıkları çocukluğundan beri tanıdığını belirterek, Ahmet Yılmaz ile sanıklar arasında geçmişe dayanan sorunlar bulunduğunu öne sürdü. Marabaoğlu, Ahmet Yılmaz'ın alacağını istemek için sanıklarla görüşmek istediğini ancak buna izin verilmediğini iddia etti.
Marabaoğlu ayrıca, Ahmet Yılmaz'ın Tempra marka bir araçla Ulutan Barajı'na götürüldüğünü ve burada başına birkaç el ateş edilerek öldürüldüğünü Baycan İleri'den duyduğunu ileri sürdü. Ahmet Yılmaz'ın eşi Dilek Yılmaz'ın da geçmişte "Kocamı ortadan kaldırdınız" şeklinde söylemlerde bulunduğunu iddia eden Marabaoğlu, daha sonra bu konunun kapandığını söyledi.
Öte yandan, yıllar önce Ulutan Barajı'nda balık tutan bir kişinin suda bulduğu kafatasında mermi girişine benzer bir delik gördüğünü anlattığı da duruşmada gündeme geldi.
Yaklaşık 18 yıldır aydınlatılamayan Ahmet Yılmaz dosyasında mahkemenin önümüzdeki celselerde dinlenecek tanıklar ve değerlendirilecek deliller doğrultusunda nasıl bir karar vereceği merakla bekleniyor.

Muhabir: Öznur Güneş