Zonguldak’ta düğün konvoyunda ve tünel içerisinde havaya ateş açılmasıyla ilgili yürütülen soruşturmada, şüphelilerin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasının ardından Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti. Başsavcılık, şüpheliler hakkında verilen serbest bırakma kararlarına itirazda bulundu.
İKİ ŞÜPHELİ TUTUKLAMA TALEBİYLE SEVK EDİLMİŞTİ
11 Ekim 2026 tarihinde sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, düğün konvoyunda ve tünel içerisinde havaya ateş açıldığının belirlenmesi üzerine Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatılmıştı.
Soruşturma kapsamında, düğün öncesinde evinin önünde havaya ateş açtığı belirlenen O.Ç. (32), araç konvoyunda havaya ateş açtığı tespit edilen E.M.A. (21) ve tünel içerisinde havaya ateş açılan aracı kullanan İ.A. (28), Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yakalanarak gözaltına alınmıştı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden O.Ç. ve E.M.A., savcılık sorgularının ardından tutuklama talebiyle mahkemeye çıkarılmış, ancak mahkeme iki şüphelinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar vermişti.
Aracı kullanan İ.A. ise savcılık tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
BAŞSAVCILIK SERBEST BIRAKILMA KARARLARINA İTİRAZ ETTİ
Şüphelilerin serbest bırakılmasının ardından Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeni bir hukuki adım atıldı.
Başsavcılık, düğün konvoyunda havaya ateş açılmasıyla ilgili şüpheliler hakkında verilen adli kontrol ve serbest bırakma kararlarına itiraz etti.
İtiraz üzerine yapılacak değerlendirmenin ardından şüphelilerin hukuki durumlarının netleşmesi bekleniyor.
ARAMALARDA SİLAH VE FİŞEKLER ELE GEÇİRİLMİŞTİ
Öte yandan, soruşturma kapsamında şüphelilerin üzerlerinde, evlerinde ve araçlarında yapılan aramalarda, E.M.A.'nın evinin önündeki çalılıklar arasında 1 adet markasız kurusıkı tabanca ele geçirilmişti.
O.Ç.'nin evinde ise 8 adet dolu av tüfeği fişeği, evinin önünde de 17 adet boş av tüfeği kartuşu bulunmuştu.
Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı, toplumun huzur ve güvenliğini tehlikeye atan benzer olaylarla ilgili sosyal medya üzerinden yapılan tespitler doğrultusunda resen soruşturmaların sürdürüleceğini bildirmişti.




