İlkokul öğrencisi kalp krizinden hayatını kaybetti
İlkokul öğrencisi kalp krizinden hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, bir dizi ziyaret ve CHP Parti Okulu İl Yönetici Eğitimi programına katılmak üzere Zonguldak'a geldi. CHP Zonguldak İl Başkanlığı binasında basın toplantısı düzenleyen Kaya, kentin madencilik geçmişinden ekonomik sorunlarına, iş güvenliğinden eğitim politikalarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
Zonguldak'ın Türkiye'nin sanayileşme tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Kaya, madenlerde yaşanan ölümlerin kader olmadığını belirterek iş güvenliği politikalarını eleştirdi.
"MADENLERDE ÖLÜMLER KADER DEĞİLDİR"
Zonguldak'ın yalnızca kömür üretimiyle değil, işçi sınıfının örgütlü mücadelesiyle de anıldığını ifade eden Kaya, madenlerde hayatını kaybeden işçileri andı.
CHP Parti Okulu İl Yönetici Eğitimi programını yaşamını yitiren madencilere ithaf ettiklerini belirten Kaya, şöyle konuştu:
"Buradan soruyorum: Kömürün karası mı, sistemin yüz karası mı? Dünyanın dört bir yanında maden ocakları var. Bilim var, teknoloji var, iş güvenliği önlemleri var. Peki, bizim madencilerimiz neden hâlâ önlenebilir kazalarda yaşamlarını yitiriyor? Çünkü sorun kömürün karası değil, işçinin yaşamını maliyet hesabına indirgeyen anlayışın yüz karasıdır."
Maden kazalarının önlenebilir olduğuna dikkat çeken Kaya, iş güvenliği tedbirlerinin eksiksiz uygulanması, bağımsız denetimlerin gerçekleştirilmesi ve sendikaların denetim süreçlerine katılımının güvence altına alınması gerektiğini söyledi.
Kaya, "Madenlerde ölümler kader değildir. Denetimsizliğin, ihmallerin ve alınmayan önlemlerin sonucudur. Hiçbir ton kömür, bir madencinin canından değerli değildir" ifadelerini kullandı.
"ZONGULDAK NEDEN KENDİ ÇOCUKLARINI BAŞKA KENTLERE UĞURLUYOR?"
Zonguldak'ın geçmişte Türkiye'nin dört bir yanından işçi göçü alan bir kent olduğunu hatırlatan Kaya, bugün ise gençlerin iş bulmak amacıyla başka şehirlere gitmek zorunda kaldığını belirtti.
Türkiye Taşkömürü Kurumunun (TTK) güçlendirilmesi gerektiğini savunan Kaya, kentte yaşanan ekonomik sorunların yıllardır uygulanan üretim ve ekonomi politikalarından kaynaklandığını ileri sürdü.
Kaya, "Bir zamanlar Türkiye'nin dört bir yanından işçi göçü alan Zonguldak, neden bugün kendi çocuklarını başka kentlere uğurluyor? Türkiye'nin yer altı zenginliğini çıkaran Zonguldak, neden kendi insanına insanca yaşam koşulları sağlayamıyor?" diye sordu.
Kentte madencilik sektöründeki istihdam sorunlarına, esnafın geçim sıkıntısına ve emeklilerin ekonomik koşullarına dikkat çeken Kaya, Zonguldak'ın yalnızca kömürle değil; sanayi, üniversite, limanlar ve turizm yatırımlarıyla da kalkınması gerektiğini söyledi.
"DÜN EMEĞİN KENTİYDİ, BUGÜN EMEKLİNİN KENTİ OLDU"
Emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara da değinen Kaya, yıllarca madenlerde çalışan işçilerin emeklilik dönemlerinde geçim mücadelesi verdiğini belirtti.
Kaya, "Zonguldak dün emeğin kentiydi, bugün emeklinin de kenti oldu. Ama yıllarca yerin altında alın teri döken emeklilerimiz bugün geçinemiyor. Dün emeğinin hakkını arayanlar, bugün emekliliğinin hakkını arıyor" dedi.
Emekli aylıklarının insanca yaşamaya yetecek düzeye çıkarılması gerektiğini savunan Kaya, emeklilerin haklarını alabilmek için örgütlü mücadeleye ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
"BÜYÜK MADENCİ YÜRÜYÜŞÜ'NÜ UNUTMADIK"
Zonguldak'ın işçi hareketleri açısından tarihsel önemine değinen Kaya, 1990 yılında başlayan ve 1991 yılının ocak ayında Büyük Madenci Yürüyüşü'ne dönüşen eylemleri hatırlattı.
Genel Maden İşçileri Sendikası öncülüğünde gerçekleştirilen yürüyüşün yalnızca madencilerin değil, Türkiye'deki bütün emekçilerin hak mücadelesine katkı sunduğunu belirten Kaya, "O mücadele bize bir gerçeği öğretti: Hak verilmez, mücadeleyle alınır. Örgütlü emek, toplumsal değişimin en büyük gücüdür" ifadelerini kullandı.
"ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ GEÇİM DERDİYLE BOĞUŞUYOR"
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin kentin en önemli değerlerinden biri olduğunu belirten Kaya, öğrencilerin barınma ve beslenme sorunlarına dikkat çekti.
Artan kiralar ve yetersiz burslar nedeniyle üniversite öğrencilerinin ekonomik güçlükler yaşadığını ifade eden Kaya, "Bir üniversite öğrencisi bilimsel araştırmaya mı odaklanacak, yoksa kirasını ve yemek parasını nasıl karşılayacağını mı düşünecek? Öğrencinin barınması ve beslenmesi bir ayrıcalık değil, sosyal devletin sorumluluğudur" dedi.
"MADENCİNİN ÇOCUĞU DA EŞİT EĞİTİM ALMALI"
Eğitim politikalarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kaya, her çocuğun eşit ve nitelikli eğitim hakkından yararlanması gerektiğini vurguladı.
Okullarda ücretsiz yemek uygulamasının hayata geçirilmesini isteyen Kaya, temizlik ve güvenlik personeli eksikliklerinin giderilmesi, öğretmen açığının kadrolu atamalarla kapatılması gerektiğini söyledi.
Kaya, "Bir madenci yerin yüzlerce metre altında çalışırken çocuğunun geleceğinden kaygı duymamalıdır. Bir anne çocuğunu okula aç göndermek zorunda bırakılmamalıdır. Her çocuğa okulda en az bir öğün ücretsiz, sağlıklı yemek verilmelidir" diye konuştu.
"KÖMÜRÜN KARASI YIKANIR, SİSTEMİN YÜZ KARASI SİLİNMEZ"
Konuşmasının sonunda Zonguldak'ın madencilik geçmişine ve emek mücadelesine vurgu yapan Kaya, iktidarın ekonomi ve çalışma hayatına yönelik politikalarını sert sözlerle eleştirdi.
Kaya, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
"Kömürün karası madencinin yüzüne bulaşır, yıkanır gider. Ama işçinin canını hiçe sayan, emekliyi açlığa, genci işsizliğe, çocuğu yoksulluğa mahkûm eden sistemin yüz karası tarih boyunca silinmez. Biz kömürün karasından değil, emeğin onurundan yanayız. Ölümden değil, yaşamdan; sömürüden değil, adaletten yanayız."
Zonguldak'ın yer altı zenginliklerinin kent halkının refahına dönüşmesi gerektiğini ifade eden Kaya, madencilerin güvenli koşullarda çalıştığı, emeklilerin haklarını aldığı ve gençlerin kendi memleketlerinde gelecek kurabildiği bir Zonguldak hedeflediklerini söyledi.
Kaya, "Emekçinin yüzü gülmeden bu ülkenin yüzü gülmez. İşte bunun için örgütleneceğiz, dayanışmayı büyüteceğiz, Cumhuriyet Halk Partisi'ni iktidara taşıyacağız" diyerek konuşmasını tamamladı.


Muhabir: Öznur Güneş