Eski ve yeni il başkanlarından ortak ziyaret
Eski ve yeni il başkanlarından ortak ziyaret
İçeriği Görüntüle

Zonguldak’ın Filyos Limanı’nda yürütülen atık alım ve bertaraf faaliyetlerine ilişkin basında yer alan iddialar üzerine Ber Çevre Lojistik A.Ş. ve şirketin yüzde 100 sahibi ve yöneticisi Erkan Remzioğlu adına avukatları Emine Aydınay ile Ahmet Berat Çelik tarafından yazılı basın açıklaması yapıldı.
Açıklamada, son günlerde bazı basın yayın organları ve internet haber sitelerinde şirket ve yöneticisi hakkında gerçeğe aykırı iddiaların gündeme getirildiği savunularak, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve müvekkillerinin hukuki haklarının korunması amacıyla açıklama yapılmasının zorunlu hâle geldiği belirtildi.
Şirketin faaliyetlerinin resmi makamların denetiminde yürütüldüğü vurgulanan açıklamada, denize atık boşaltıldığı iddialarından tesis kapasitesine, hurda satışından faturalandırmaya, soyadı değişikliğinden ihale süreçlerine ve Çeşme’de villa sahibi olunduğu yönündeki iddialara kadar tüm başlıklara ayrıntılı yanıt verildi.
“ATIKLARIN KARADENİZ’E BOŞALTILDIĞI İDDİASI GERÇEĞİ YANSITMIYOR”
Ber Çevre Lojistik A.Ş.’nin Filyos Limanı’ndaki gemilerden teslim aldığı atıkları Zonguldak Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Limanı’ndaki tesise ulaştırmak yerine Karadeniz’e boşalttığı yönündeki iddialar kesin bir dille reddedildi.
Şirketin avukatları, atık alım gemilerinde bulunan AIS (Otomatik Tanımlama Sistemi) cihazları sayesinde gemilerin kimlik, anlık konum, rota ve hız bilgilerinin liman başkanlıklarınca anlık olarak takip edildiğini ve resmi sistemlerde arşivlendiğini belirtti.
Ayrıca şirketin, yasal zorunluluk bulunmamasına rağmen bütün atık alım gemilerine Arvento takip cihazları ve gemilerin her açısını görüntüleyebilen 4K çözünürlüklü kamera sistemleri kurduğu ifade edildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Tüm seyir ve operasyon süreçleri merkezden anlık olarak canlı izlenebilmekte, geriye dönük 4K görüntü kayıtları ve geçmiş rota logları eksiksiz arşivlenmektedir. Bu kesintisiz kayıt altyapısı, denize yasa dışı atık boşaltıldığı iftirasını somut delillerle, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde tamamen çürütmektedir.”
“TOPLAM SIVI ATIK DEPOLAMA KAPASİTESİ 808 METREKÜP”
Atık kabul tesisinin günlük işleme kapasitesinin yetersiz olduğu yönündeki iddialara da yanıt verilen açıklamada, tesisin yalnızca sabit depolama alanı üzerinden değerlendirilmesinin teknik açıdan yanlış olduğu savunuldu.
Şirketin verdiği bilgilere göre, atık kabul tesisinde 120 metreküp sabit depolama kapasitesi bulunuyor. Aktif görev yapan atık alım gemilerinin 688 metreküplük kapasitesiyle birlikte toplam operasyonel sıvı atık depolama kapasitesi 808 metreküpe ulaşıyor.
Atık kabul tesislerinin durağan depolama alanları değil, dinamik transfer merkezleri olduğuna dikkat çekilen açıklamada, sıvı atıkların separatörlerden geçirilerek susuzlaştırıldığı, eş zamanlı olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı onaylı lisanslı tankerlerle bertaraf tesislerine gönderildiği belirtildi.
Katı atıkların ise ara depolama alanına alınmadan doğrudan lisanslı araçlara yüklenerek Zonguldak Katı Atık Bertaraf Tesisine ulaştırıldığı kaydedildi.
Bütün bu işlemlerin Gemi Atık Takip Sistemi (GATS) ve Mobil Atık Takip Sistemi (MoTAT) üzerinden dijital olarak kayıt altına alındığı ifade edildi.
“JENERATÖR, PİRİNÇ VE VALFLERİN HURDA OLARAK SATILDIĞI İDDİASI ASILSIZ”
TP-OTC’den jeneratör, pirinç ve valf gibi değerli malzemelerin hurda adı altında çıkarılarak satıldığı yönündeki iddialar da açıklamanın önemli başlıklarından birini oluşturdu.
Şirketin avukatları, atık alım gemilerinin resmi lisansları gereğince yalnızca sintine suyu, slaç, atık yağ ve çöp gibi denizcilik atıklarını teslim alabildiğini belirtti.
Liman başkanlığının denetimi, kamera kayıtları ve dijital takip sistemleri altında atık dışındaki endüstriyel malzemelerin gemilere veya tesislere alınmasının ve liman dışına çıkarılmasının fiilen ve hukuken mümkün olmadığı savunuldu.
Açıklamada, gemilerin denizde ve liman sahasında gerçekleştirdiği bütün faaliyetlerin liman başkanlığının doğrudan denetim ve gözetimi altında olduğu vurgulandı.
Şirketin kendi kamera ve uydu takip sistemlerinin de operasyonları kayıt altına aldığı belirtilerek, atık adı altında herhangi bir endüstriyel malzemenin limandan çıkarıldığı iddiaları reddedildi.
“TESİSTEN ÇIKAN ARAÇLAR LİSANSLI ATIK TAŞIMA ARAÇLARIDIR”
Atık kabul tesisinden her gün onlarca hurda yüklü tırın çıktığı yönündeki iddiaların da gerçeği yansıtmadığı ileri sürüldü.
Açıklamada, tesisten çıkan araçların yalnızca Bakanlık onaylı lisanslı atık taşıma araçları olduğu, bu araçların güzergâhlarının iddia edildiği gibi İzmir’in Aliağa ilçesi değil, resmi atık bertaraf ve düzenli depolama tesisleri olduğu belirtildi.
“AYLIK 30 MİLYON LİRALIK ŞAİBELİ FATURA İDDİASI MANİPÜLASYON”
Ber Çevre Lojistik A.Ş.’nin TP-OTC’ye aylık 30 milyon TL tutarında şaibeli fatura düzenlediği yönündeki iddialar da şirket tarafından reddedildi.
Atık alım hizmetlerine ilişkin ücretlendirmelerin Bakanlık tarafından Resmi Gazete’de yayımlanan tarifeler üzerinden yapıldığı belirtilen açıklamada, hizmetin Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü ile imzalanan resmi sözleşme kapsamında yürütüldüğü ifade edildi.
Şirketin elde ettiği gelirin büyük bölümünün doğrudan TTK’ye aktarıldığı savunularak şu değerlendirmeye yer verildi:
“3 yıllık sözleşme sürecinin toplam tahmini hasılatı dahi aylık 30 milyon TL iddiasını matematiksel olarak yalanlamaktadır.”
SOYADI DEĞİŞİKLİĞİNE AÇIKLIK GETİRİLDİ: “KARAR 15 TEMMUZ’DAN ÖNCE KESİNLEŞTİ”
Şirketin sahibi Erkan Remzioğlu’nun geçmişte kullandığı Öksüz soyadını değiştirmesi üzerinden gündeme getirilen iddialara da açıklık getirildi.
Avukatlar, Remzioğlu’nun soyadını babası Remzi Bey’in adını yaşatmak ve aile kimliğini gelecek nesillere aktarmak amacıyla değiştirdiğini bildirdi.
Soyadı değişikliği sürecinin 2015 yılında açılan davayla başladığı belirtilerek, mahkemenin 29 Mart 2016 tarihinde karar verdiği ve kararın 1 Temmuz 2016 tarihinde kesinleştiği ifade edildi.
Böylece soyadı değişikliğinin 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden sonra gerçekleştirildiği yönündeki iddianın yargı kayıtlarıyla bağdaşmadığı savunuldu.
“FETÖ İLE İLİŞKİLENDİRİLEN KİŞİLERLE HİÇBİR BAĞI BULUNMUYOR”
Açıklamada, Remzioğlu’nun önceki soyadı olan Öksüz’ün, Soyadı Kanunu’nun yürürlüğe girdiği dönemde nüfus makamlarınca ailesine verildiği belirtildi.
Yalnızca soyadı benzerliğinden hareketle Remzioğlu’nun kamuoyunda FETÖ yapılanmasıyla ilişkilendirilen kişilerle bağlantılı gösterilmesinin hukuki ve fiili dayanaktan yoksun olduğu ifade edildi.
Remzioğlu’nun söz konusu kişilerle herhangi bir akrabalık, irtibat veya ortak geçmişinin bulunmadığı, aile köklerinin bulunduğu coğrafi bölgelerin de farklı olduğu kaydedildi.
Remzioğlu ailesinin Trabzon’un Yomra ilçesi kökenli olduğu bilgisi paylaşıldı.
“HAKKINDA HERHANGİ BİR SORUŞTURMA BULUNMUYOR”
Şirketin avukatları, Erkan Remzioğlu hakkında söz konusu iddiaları doğrulayacak herhangi bir inceleme, soruşturma veya kovuşturma bulunmadığını bildirdi.
Remzioğlu’nun yöneticisi olduğu şirketin 15 yıldır kesintisiz şekilde kamu kurumlarına hizmet sunduğu belirtilerek, kamu ihalelerine katılan yükleniciler hakkında devletin ilgili birimleri tarafından güvenlik soruşturmaları ve arşiv araştırmaları yapıldığı ifade edildi.
Şirket ve yöneticisinin bu süreçlerin tamamından başarıyla geçtiği savunuldu.
“TEKZİP METNİMİZ YAYIMLANMADI”
Açıklamada, soyadı değişikliğine ilişkin tarihleri ve belgeleri içeren tekzip metninin ilgili yayın kuruluşlarına usulüne uygun şekilde gönderilmesine rağmen yayımlanmadığı ileri sürüldü.
Gerçeğe aykırı olduğu savunulan iddiaların düzeltilmemesinin ve şirketin açıklamalarına yer verilmemesinin basın meslek ilkeleri ve hukuka uygunluk bakımından değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Aile bağlarını yaşatmak amacıyla yapılan soyadı değişikliğinin farklı anlamlara çekilmesinin kabul edilemeyeceği ifade edilerek, kişilik hakları, onur, itibar ve ticari itibara yönelik yayınlarla ilgili hukuki, cezai ve idari başvuru haklarının saklı tutulduğu vurgulandı.
“İHALE KİŞİSEL İLİŞKİLERLE DEĞİL, TTK TARAFINDAN YAPILAN RESMİ İHALEYLE ALINDI”
Filyos Limanı’ndaki atık alım işlerinin kişisel ilişkiler ve bazı şirket yöneticilerinin desteğiyle alındığı yönündeki iddialar da reddedildi.
Açıklamada, Seafort firmasının sahibi olduğu öne sürülen Adem Gencal ile Erkan Remzioğlu arasında herhangi bir kişisel veya ticari ilişki bulunmadığı savunuldu.
İki isim arasında bugüne kadar tanışıklık, arkadaşlık, akrabalık, hısımlık, ticari ortaklık, finansal temas veya ortak proje gerçekleşmediği belirtildi.
Ayrıca sosyal bir platformda bir araya gelmelerinin dahi söz konusu olmadığı ifade edilerek, aralarında doğrudan veya dolaylı bağ bulunduğu yönündeki iddiaların masa başında kurgulanmış bir senaryo olduğu ileri sürüldü.
“TP-OTC GENEL MÜDÜRÜ İLE MENFAAT BAĞIMIZ YOK”
İddialarda adı geçen TP-OTC Genel Müdürü Cem Erdem ile ilgili de açıklama yapıldı.
Şirketin avukatları, Cem Erdem’in yalnızca TP-OTC Genel Müdürü sıfatıyla tanındığını, kendisiyle iş alma süreçlerine etki edebilecek herhangi bir kişisel yakınlık, dostluk veya menfaat bağı bulunmadığını bildirdi.
Filyos Limanı’ndaki işlerin Seafort firmasının veya TP-OTC Genel Müdürü’nün desteğiyle alındığı iddiasının ihale makamını çarpıttığı savunuldu.
Ber Çevre Lojistik A.Ş.’nin atık alım operasyonlarını TP-OTC ile yapılan bir anlaşma üzerinden değil, doğrudan Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihale sonucunda imzalanan resmi sözleşme kapsamında yürüttüğü vurgulandı.
“İLK İHALE ALINDIĞINDA TP-OTC HENÜZ KURULMAMIŞTI”
Açıklamada, şirketin Filyos Limanı’ndaki atık kabul tesisi işletmeciliğine limanın inşası aşamasında başladığı belirtildi.
İlk olarak TTK Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Atık Kabul Tesisinin İşletilmesi Hizmeti” ihalesinin kazanıldığı, sonraki dönemlerde gerçekleştirilen ihalelerle faaliyetlerin günümüze kadar sürdürüldüğü ifade edildi.
Şirketin avukatları, ilk ihalenin kazanıldığı tarihte TP-OTC’nin henüz kurulmamış olduğunu savunarak, ihale sürecinin bu şirketin desteğiyle yürütüldüğü yönündeki iddiaların dayanaksız olduğunu belirtti.
“ÇEŞME’DE VİLLAMIZ YOK, KAMU GÖREVLİLERİNİN TATİL YAPTIĞI İDDİASI ASILSIZ”
Şirketin faaliyetlerinden elde edildiği öne sürülen haksız kazançla İzmir’in Çeşme ilçesinde villa satın alındığı ve bazı kamu görevlilerinin burada tatil yaptığı yönündeki iddialara da yanıt verildi.
Açıklamada, ne Ber Çevre Lojistik A.Ş.’nin ne de şirket yetkililerinin Çeşme’de kayıtlı herhangi bir gayrimenkulünün bulunduğu belirtildi.
Bu durumun Tapu ve Kadastro kayıtlarıyla sabit olduğu savunularak, mevcut olmayan bir villada kamu görevlilerinin tatil yaptığı yönündeki iddiaların da gerçeği yansıtmadığı ifade edildi.
“TÜM RESMİ İNCELEMELERE AÇIĞIZ”
Açıklamanın sonuç bölümünde, şirket hakkında ortaya atılan iddiaların resmi belgeler, mevzuat hükümleri ve teknik verilerle yanıtlandığı belirtildi.
Ber Çevre Lojistik A.Ş.’nin yasal zorunlulukların ötesinde kurduğu denetim altyapısı ve kayıt sistemleriyle faaliyetlerini sürdürdüğü ifade edilerek, yetkili makamların yapacağı her türlü resmi incelemeye açık olunduğu bildirildi.
Şirketin sektördeki faaliyetlerini gölgelemek ve haksız rekabet ortamı oluşturmak isteyen bazı rakip firmaların veya sektöre girmeyi planlayan çevrelerin söz konusu yayınların arkasında olabileceği ileri sürüldü.
Açıklamada, iddiaların yalnızca şirketin ticari itibarını değil, kamu kurumlarının denetim ve şeffaflığını da hedef aldığı savunuldu.
ZONGULDAK CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA SUÇ DUYURUSU
Ber Çevre Lojistik A.Ş. ve Erkan Remzioğlu adına yapılan açıklamada, söz konusu iddiaları gündeme getiren kişiler hakkında hukuki sürecin başlatıldığı duyuruldu.
Şirketin avukatları Emine Aydınay ve Ahmet Berat Çelik, müvekkilleri adına Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı.
Açıklamanın sonunda şu ifadelere yer verildi:
“Bilgisizlikten öte husumet ve manipülasyon amacı taşıyan, müvekkillerimizin itibarını ve devlet kurumlarının şeffaflığını hedef alan bu çirkin karalama kampanyasıyla ilgili olarak; yalan beyan sahipleri hakkında hem müvekkilimiz Sayın Erkan REMZİOĞLU hem de Ber Çevre Lojistik A.Ş. adına Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur. Başlatılan bu cezai başvurumuzun yanı sıra, maddi ve manevi tüm hukuki haklarımızı da tavizsiz bir şekilde sonuna kadar kullanacağımızı ve iftira sahipleriyle yüce Türk adaleti önünde hesaplaşacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz.”

Kaynak: Haber Merkezi