Atatürk’ün Zonguldak’a gelişinin 95’inci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında ilk tören Valilik önünde yapıldı.
Törende ilk olarak Zonguldak Valiliği ve Zonguldak Belediyesi’nin çelenkleri Atatürk Anıtı’na sunuldu.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı.
Törene; Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Karadeniz Ereğli Bölge ve Garnizon Komutanı Vekili Mustafa Güzel, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Barış Cücen, İl Emniyet Müdürü Sinan Ergen, Zonguldak Baro Başkanı Türker Kapkaç, Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkan vekili Selma Yıldırım ve yöneticiler, Yeni Parti İl Başkanı Devrim Dural ve yönetimi, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Merkez İlçe Başkanı Gündüz Torlak, daire müdürleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Programda, Zonguldak Halk Oyunları ekibinin gösterisinin ardından şiirler okundu.
Tahsin Erdem’in törende yaptığı konuşma şöyle:
“Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şehrimizi teşriflerinin 95’inci yıl dönümünde sizlerle bir arada olmaktan büyük bir onur ve mutluluk duyuyorum. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Bugün, şehrimiz için çok özel ve çok kıymetli bir gün.
Bundan tam 95 yıl önce, 26 Ağustos 1931’de Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk Zonguldak’a geldi.
Atatürk’ün şehrimizi ziyareti elbette sıradan bir ziyaret değildi. O gün buraya gelişi, genç Cumhuriyet’in Zonguldak’a, üretime, sanayiye ve her şeyden önemlisi emeğe verdiği değerin açık bir göstergesiydi.
Çünkü Zonguldak, Cumhuriyet’in kalkınma mücadelesinde her zaman önemli bir yere sahip oldu.
Bu toprakların altındaki kömür, ülkemizin sanayileşmesine güç verirken, o kömürü yerin metrelerce altından çıkaran madencilerimizin alın teri de Türkiye’nin kalkınma mücadelesinin en önemli parçalarından biri oldu.
Atatürk, Üzülmez’de maden ocaklarını ziyaret etmiş, madencilerimizle bir araya gelmiş ve Zonguldak’a verdiği değeri şu tarihî sözlerle ifade etmiştir:
“Zonguldak’ın derin toprakları altındaki servet-i madeniye ne kadar kıymetli ise bizim nazarımızda Zonguldak da o kadar kıymetli bir vilayetimizdir.”
Bu sözün üzerinden 95 yıl geçti.
Ama Zonguldaklılar olarak bu sözün anlamını ve ağırlığını bugün de çok iyi biliyoruz.
Çünkü bizim için Zonguldak yalnızca kömür demek değildir.
Zonguldak emektir.
Alın teridir.
Mücadeledir. Bir babanın yerin yüzlerce metre altına inerken geride bıraktığı ailesidir. Bir annenin bekleyişidir. Bir kentin ekmeğini taştan çıkararak ayakta kalma mücadelesidir. Bu şehir kolay günlerden geçerek bugünlere gelmedi.
Bedel ödedi, acılar yaşadı ama hiçbir zaman mücadele etmekten vazgeçmedi.
Bu nedenle Zonguldak’ın Cumhuriyet tarihinde ayrı bir yeri, ayrı bir değeri vardır.
Demiryollarıyla, maden ocaklarıyla, işçisiyle ve ürettiği değerle Zonguldak, genç Cumhuriyet’in kalkınma hamlesinde önemli görevler üstlendi.
Bugün bizlere düşen ise bu büyük geçmişi yalnızca anlatmak değil, ona sahip çıkmak ve geleceğe taşımaktır.
Atatürk’ün Zonguldak’a verdiği değeri bugün yalnızca gururla hatırlamak yeterli değildir.
Asıl sorumluluğumuz, onun bu şehirde gördüğü potansiyele sahip çıkabilmektir.
Zonguldak’ın kömürle ve emekle yoğrulmuş kimliğini korurken, çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğini de burada kurabilmelerini sağlamak zorundayız.
Gençlerimizin doğup büyüdükleri şehirden gelecek kaygısıyla ayrılmak zorunda kalmadığı; kadınların, çocukların, emeklilerin, işçilerin, esnafın, kısacası bu şehirde yaşayan herkesin kendisini değerli hissettiği bir Zonguldak için çalışmak zorundayız.
Bizim belediyecilik anlayışımızın temelinde de bu vardır.
Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana imkânlarımız ölçüsünde bu şehrin her mahallesine, her hanesine ve her insanına ulaşmaya gayret ediyoruz.
Belediyecilik aynı zamanda insanın derdiyle dertlenmektir.
İhtiyacı olduğunda vatandaşının yanında olmaktır.
Bu şehrin çocuklarına, gençlerine, kadınlarına, emeklilerine sahip çıkmaktır.
Ve en önemlisi, insanlara yaşadıkları şehrin geleceğine dair umut verebilmektir. Biz Zonguldak’a böyle bakıyoruz. Geçmişini unutmayan ama yüzünü geleceğe dönen; emeğine, tarihine, kültürüne ve doğasına sahip çıkan daha yaşanabilir bir Zonguldak için çalışıyoruz.
Çünkü bu şehrin buna fazlasıyla layık olduğuna inanıyorum.
95 yıl önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü büyük bir heyecanla karşılayan Zonguldak’ın Cumhuriyet’e olan bağlılığı bugün de aynı güçle devam etmektedir.
Atatürk’ün bizlere bıraktığı en büyük miras olan Cumhuriyet’e sahip çıkmak, yalnızca geçmişimize sahip çıkmak değildir.
Cumhuriyet’e sahip çıkmak; adalete, eşitliğe, bilime, eğitime, üretime ve emeğe sahip çıkmaktır.
Biz de Zonguldak’ta bu anlayışla çalışmaya devam edeceğiz.
Bu şehri bizden sonraki nesillere daha güzel, daha güçlü ve daha yaşanabilir bir kent olarak bırakmak için elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz.
Çünkü Zonguldak bizim ortak evimizdir.
Ve bu şehre karşı hepimizin sorumluluğu vardır.
Ben inanıyorum ki Zonguldak, geçmişte olduğu gibi Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da emeğiyle, üretimiyle ve insanıyla ülkemiz için değer üretmeye devam edecektir.
Bu duygu ve düşüncelerle;
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve vatanımız uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Ekmeğini kazanmak için yerin metrelerce altında çalışırken hayatını kaybeden maden şehitlerimizi bir kez daha rahmetle yâd ediyorum.
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Zonguldak’a gelişinin 95’inci yıl dönümünü büyük bir gururla kutluyor;
Atatürk’ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyet’e ve Zonguldak’a dün olduğu gibi bugün de, yarın da aynı kararlılıkla sahip çıkacağımızı ifade ediyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.”
Öznur Güneş


