Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 'mutlak butlan' kararının ardından devam ediyor. Zonguldak Demokrasi Platformu'nun desteğiyle kentte CHP Örgütü'nün eylemleri sürüyor.
Madenci Anıtı'nda düzsnlenen eyleme; Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, CHP İl Başkanı Devrim Dural, Merkez İlçe Başkanı Nazmi Özden, CHP İl Yöneticileri, Zonguldak Belediyesi Meclis Üyeleri, Demokrasi Platformu üyeleri katıldı.
Demokrasi Platformu Sözcüsü Erdoğan Kaymakçı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"2000’li yılların başında ABD tarafından ortaya atılan ve Fas’tan Pakistan’a kadar olan geniş bir coğrafyada demokratikleştirme, ekonomik bütünleşme ve güvenlik reformları yapmayı amaçlayan dönüşüm projesinde Türkiye adına dönemin başbakanı olarak eş başkanlık görevi alınmış fakat asıl amacın tersine, ülkelerin yönetimlerine ve rejimlerine müdahale edilerek Ortadoğu kan gölü haline getirilmiştir. Emperyalistler sömürüyü derinleştirmek için Monarşi yönetimleri iş başına getirmiştir. Demokratik Parlamenter Cumhuriyetle yönetilen Türkiye ise bu projenin gerçekleşmesini engelleyen tek ayak bağı olarak kalmıştır. ABD Ankara büyükelçisi bu düşüncelerini açıkça ifade etmekten geri durmayarak sıranın Türkiye’ye geldiğini ima etmiştir.
Tek adam Monarşi Rejimi uzun bir süredir adeta ilmek ilmek örülmektedir. Cumhuriyetin tüm kazanımlarına savaş açılmış, tüm kurumları yok edilme aşamasına getirilmiştir. Yaşamı savunanların, ekolojik yıkıma karşı ses yükseltenlerin ve kamusal varlıkları korumaya çalışanların hedef haline getirilmesi; yalnızca çevre mücadelesine değil, demokratik hak ve özgürlüklere de yöneltilmiş bir saldırıdır. Doğayı talan eden projelere karşı çıkanları susturmaya yönelik her girişim, toplumun ortak geleceğine karşı açılmış bir savaştır. Yargı aparatı ile masumiyet karinesinin yerle bir edildiği ve tutuklanmanın en basit tedbir haline getirildiği, herkesin gözaltına alındığı, alınabileceği bir cadı avı süreci yaşanmaktadır. İktidarlarını devam ettirmek için devletin ve kamunun olanaklarını kullanarak muhaliflere yapılan baskının, soruşturma ve tutuklamaların sonu gelmemektedir. Yıllardır demokrasiyi ve hukuk normlarını erozyona uğratarak ülkeyi kaosa sürükleyen siyasi iktidar bu son hamleler ile gerçek sorunları perdelemektedir.
İktidarın kendisine en güçlü rakip olarak gördüğü CHP'ye Mutlak Butlan kararı ile yapılan yargı darbesi, sadece bir kesime değil; demokrasiye, hukuk devletine ve halkın seçme-seçilme hakkına yapılmıştır. Halkın iradesini yok sayan, demokratik mekanizmaları işlevsizleştiren her girişim, toplumun ortak geleceğine ve demokratik kazanımlarına yönelik bir tehdit oluşturmaktadır. Antiemperyalist bir savaşın üzerine kurulan Cumhuriyet yok edilmek istenmektedir. Monarşi özlemcileri rakipsiz, seçimsiz bir iktidar hedeflemektedir.
Ülkemiz ekonomik iflasın eşiğindedir. Enflasyon, hayat pahalılığı halkın belini bükerken alım gücü her geçen gün azalmaktadır. Vergide ve gelirde adaletsizlik derinleşmekte ve ücretler erimektedir. Emekliler başta olmak üzere halkın büyük çoğunluğu açlık ve yoksullukla boğuşmaktadır. Tarım bitirilmekte, doğa yok edilmektedir. Kadın hakları başta olmak üzere tüm kazanımlalar bir bir yok edilmiş, eğitim sistemine yapılan müdahalelerle laiklik ortadan kaldırılmıştır. Gençliğin umutları çalınmakta, gelecekleri yok edilmektedir.
Bugün ülkemizde mutfaklardaki yangın, pazar tezgâhlarındaki ateş ve halkın sırtındaki geçim yükü, adalet mekanizmasının felç edilmesinden bağımsız değildir. Zonguldak halkı çok iyi bilmektedir ki; hukukun çiğnendiği yerde ilk yağmalanan halkın bütçesidir. Yargı terazisinin ayarı bozulduğunda, ilk bozulan halkın alım gücü olur. Zonguldak Demokrasi Platformu olarak bizler, emeğin ve alın terinin başkentinden sesleniyoruz: Hukukun üstünlüğü, sadece bir rejim meselesi değil; aş, iş ve ekmek meselesidir.
Son dönemde yaşanan gelişmeler, yargının siyasi tartışmaların merkezine çekildiği, hukuki süreçlerin toplum nezdinde güven kaybına uğradığı ve demokratik mekanizmaların işleyişine ilişkin ciddi soru işaretlerinin ortaya çıktığı bir döneme işaret etmektedir. Halkın oyuyla seçilmiş temsilcilerin görevlerinin yargısal süreçler üzerinden tartışmalı biçimlerde sınırlandırılması, seçme ve seçilme hakkının zedelenmesi ve hukuk devletinin temel ilkelerinin aşındırılması, demokrasimiz açısından kaygı vericidir.
Bizler; hangi siyasi görüşten olursa olsun, halkın iradesinin üzerinde hiçbir gücün bulunmadığını savunuyoruz. Yargı kurumlarının bağımsızlığı ve tarafsızlığı korunmalı, hukuk siyasi hesaplaşmaların aracı haline getirilmemelidir. Demokratik sistemlerde çözümün adresi mahkemeler üzerinden siyasal sonuçlar üretmek değil, sandık ve halkın özgür tercihidir.
Bu nedenle tüm yurttaşları, demokratik haklara, hukukun üstünlüğüne ve anayasal düzene sahip çıkmaya davet ediyoruz. Farklı düşüncelere sahip olabiliriz; ancak demokrasiye yönelik her türlü antidemokratik müdahale karşısında ortak bir duruş sergilemek hepimizin sorumluluğudur.
Sivil toplum örgütleri, işçi ve memur sendikaları, meslek odaları ve siyasi partilerinden oluşan Zonguldak Demokrasi Platformu olarak; Anayasal düzeni çiğneyen her adım, cebimizdeki parayı çalan bir hırsızlıktır. Demokrasinin yeniden tesisi, bu ülkenin ekonomik refaha kavuşmasının ilk ve en zorunlu adımıdır. Yukarıda dile getirdiğimiz olumsuzluklar giderilene kadar, adalet tecelli edene kadar, her eve aş ve güven gelene kadar Zonguldak bu ortak iradeden taviz vermeyecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz."



