Jeoloji Mühendisleri Odası Zonguldak İl Temsilcisi Ali Baltaş, sonbahar yağışlarıyla birlikte yaşanan heyelanlar ve Ereğli’nin il olması yönündeki tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İki konunun birbirinden bağımsız görünmesine rağmen ortak bir sorundan kaynaklandığını savunan Baltaş, Zonguldak’ın yalnızca kömür ekonomisi esas alınarak yapılandırılmasının, kent merkezi ile ilçeler arasındaki bağları zamanla zayıflattığını ifade etti.
“İLÇELER YÜZLERİNİ BÜYÜK İLLERE ÇEVİRDİ”
Zonguldak’ın dar ve engebeli bir alanda kurulmasının hem diğer illerle hem de kendi ilçeleriyle ulaşımını zorlaştırdığını belirten Baltaş, kömür üretiminin azalmasıyla birlikte merkezin çevresindeki yerleşimlerle bağının da güç kaybettiğini kaydetti.
İlçelerin zamanla yakın coğrafyadaki büyük illere yöneldiğini söyleyen Baltaş, bu durumun sosyal, ekonomik, kültürel, idari ve politik ayrışmalara yol açtığını dile getirdi. Baltaş, “Eğer bugüne kadar uygulanan hatalı politikalarda ısrar edilirse ekonomik ve sosyal bağını koparmak isteyen bugün Ereğli, yarın giderek gelişen Çaycuma ve Devrek’le bu durum devam edecektir” dedi.
DAR ALANDA YÜKSEK KATLI YAPILAŞMA
Kozlu, Kilimli ve Zonguldak merkezdeki sıkışık yapılaşmanın yeni arsa üretimini sınırlandırdığını belirten Baltaş, bunun zemin özellikleri yeterince gözetilmeden yüksek katlı binalar yapılmasına, altyapı ve trafik sorunlarının büyümesine neden olduğunu savundu.
Kentin dar bir alana kurulmasının yeni iş yerleri ve fabrikaların açılmasını da zorlaştırdığını ifade eden Baltaş, vadilerin tabanlarına yakın taşkın alanlarında yapılaşmaya gidilmesinin ve dere yataklarının daraltılmasının aşırı yağışlarda sel riskini artırdığına dikkat çekti.
“ZEMİN SADECE PARSEL BAZINDA DEĞERLENDİRİLMEMELİ”
Baltaş, Kozlu, Kilimli ve merkez ilçede kömür üretiminden kaynaklanan tasman alanları, su alarak şişme özelliği gösteren kayaçlar, kırıklı arazi yapısı ve özellikle sahile yakın kesimlerde boşluklu kireçtaşlarının bulunduğunu belirtti.
Son heyelanların, yeni bina inşaatları ve eski yapıların yenilenmesi sırasında zeminin bölgesel ölçekte ele alınması gerektiğini gösterdiğini vurgulayan Baltaş, dar alanlarda daha yüksek ve ağır binalar yapmak için gerçekleştirilen derin ve geniş kazıların arazi dengesini bozabileceğini söyledi. Baltaş, bu müdahalelerin etkisinin yalnızca inşaat parseliyle sınırlı kalmayabileceğini kaydetti.
FİLYOS YOLU ÇEVRESİNDE PLANLI YERLEŞİM ÖNERİSİ
Çözüm için Kozlu, merkez ve Kilimli’de yüksek katlı yapılaşmaya sınır getirilmesini öneren Baltaş, kentin çevresindeki yerleşimlerle bağını güçlendirecek biçimde genişletilmesi gerektiğini ifade etti.
Zonguldak ile Filyos arasında yapılan yolun çevresinde planlı yeni yerleşim alanlarının değerlendirilebileceğini belirten Baltaş, bu süreçte Çatalağzı’ndaki termik santrallerin çevre üzerindeki olası olumsuz etkilerinin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı.



