Zonguldak’ta Terakki Mahallesi Gültekin Kızılışık Sokak’taki bir taşınmazda yürütülen hafriyat dökümü ve dolgu çalışmaları, taraflar arasında uzun süren bir ihtilafa konu oldu.
Şikayetçi Akın Kavi, annesi Münevver Kavi adına kayıtlı arazide yasal izinler alınarak dolgu çalışması yaptığını, ancak amcası Turgut Kavi’nin bu sürece müdahale ettiğini öne sürdü.
Şikayet dilekçesinde ayrıca, Turgut Kavi’nin ikametine kamera yerleştirerek kendisini izlediği, video kaydı aldığı ve bu görüntülerin basına servis edilmesine zemin hazırladığı iddia edildi.
Aynı dilekçede, Pusula Gazetesi İmtiyaz Sahibi Ali Rıza Tığ’ın da gerekli araştırma yapılmadan kendisi hakkında asılsız haberler yayımladığı öne sürüldü.
TURGUT KAVİ: “MÜLKÜMÜ KORUMAK İÇİN BAŞVURULAR YAPTIM”
Soruşturma dosyasına giren savunmasında Turgut Kavi, iddiaları reddederek sürecin tamamen hukuki zeminde yürüdüğünü belirtti.
Kavi, kendi mülküne zarar verilmemesi amacıyla önce belediyeye, ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile CİMER’e başvurduğunu ifade etti.
Ayrıca, bölgede yapılan hafriyat dökümünün sınırların dışına taştığını düşündüğü için bu durumu fotoğraflayarak basınla paylaştığını söyledi.
Kavi, evine yerleştirdiği kameranın ise yalnızca kendi mülkünü korumaya yönelik olduğunu, kameranın açısının da bahçe alanını kapsadığını savundu. Kolluk incelemesinde de bu tespitin yer aldığı dosyaya yansıdı.
ALİ RIZA TIĞ: “HABERLER KAMU YARARI KAPSAMINDADIR”
Gazeteci Ali Rıza Tığ ise savunmasında, söz konusu haberlerin tamamen resmi başvuru ve iddialar çerçevesinde hazırlandığını belirtti.
Tığ, haberlerin doğruluğunun belediye ve ilgili kamu kurumlarının tuttuğu tutanaklarla da örtüştüğünü, bu nedenle haberlerin “gerçeğe aykırı” olarak nitelendirilemeyeceğini ifade etti.
Savunmada ayrıca, basın faaliyetinin kamu yararı taşıdığı, haberlerde kullanılan bilgilerin şikayet ve resmi süreçlerden elde edildiği vurgulandı.
SAVCILIK DEĞERLENDİRMESİ: “GÖRÜNÜR GERÇEKLİK VAR”
Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı, tüm delil, ifade ve kurum yazışmalarını ayrıntılı şekilde inceledi.
Dosyada, Zonguldak Belediyesi tarafından imar kirliliği ve mühür bozma iddialarına ilişkin resmi ihbarların bulunduğu, ayrıca benzer konularda ayrı soruşturmaların da yürütüldüğü tespit edildi.
Savcılık kararında, basın özgürlüğüne ilişkin Yargıtay içtihatlarına atıf yapılarak, haberlerin mutlak doğruluğundan ziyade “görünür gerçeğe uygunluk” kriterinin esas alınması gerektiği belirtildi.
Bu kapsamda, yapılan haberlerin kamu kurumlarının resmi işlemleriyle çelişmediği, dolayısıyla iftira suçunun unsurlarının oluşmadığı ifade edildi.
KAMERA VE ÖZEL HAYAT İDDİASI
Dosyada yer alan kamera iddiaları da ayrıca değerlendirildi.
Yapılan kolluk incelemesinde, kameranın büyük ölçüde şüpheli Turgut Kavi’nin kendi mülkünü görüntülediği, bahçe alanını kapsadığı ve güvenlik amacıyla kullanıldığı tespit edildi.
Ayrıca, hafriyat çalışmalarına ilişkin görüntülerin delil amacıyla kaydedildiği yönündeki savunma da dikkate alındı.
Bu nedenle özel hayatın gizliliğinin ihlali suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına hükmedildi.
KARAR: KOVUŞTURMAYA YER YOK
Savcılık, tüm değerlendirmeler sonucunda hem Turgut Kavi hem de Ali Rıza Tığ hakkında isnat edilen suçların yasal unsurlarının oluşmadığına karar verdi.
Kararda, iftira ve özel hayatın gizliliğini ihlal iddialarının delillerle desteklenmediği, basın faaliyetinin ise ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı vurgulandı.
Bu kapsamda, “kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına” hükmedildi.
SÜREÇ ADLİ OLARAK KAPANDI
Kararla birlikte, uzun süredir kamuoyunda tartışma konusu olan hafriyat, yapılaşma, kamera ve basın haberleri eksenindeki dosya adli süreç bakımından kapanmış oldu.



