Serdivan Halk Eğitim Merkezi'nde kilim dokuma eğitmenliği yapan Safiye Güzel, 14 yaşında aile büyüklerinden öğrenmeye başladığı dokumacılığı 28 yıldır sürdürüyor. Dokuma sanatını yalnızca kilim üretmekten ibaret görmeyen Güzel, yünün hazırlanmasından iplerin işlenmesine, dokuma tekniklerinden eski kumaşların değerlendirilmesine kadar birçok aşamayı öğrencilerine uygulamalı olarak öğretiyor. Ailesinden miras kalan kirkit, tarak ve kirmanı kullanarak sürdürdüğü zanaatın kendisi için zamanla bir mesleğe dönüştüğünü belirten Güzel, bir yandan kursiyerlere mesleğin inceliklerini aktarırken diğer yandan kendi kızını yetiştirerek sanatın gelecek nesillere taşınması için çaba sarf ediyor.

'İlk başta bana dekoratif amaçlı geliyordu meslek olarak hiç görmedim'
Usta öğretici Safiye Güzel, '80 metrekare yerde kilim dokuma yapıyoruz, yerimiz yeterli değil ve bazen okulun dışına çıkıp örgümüzü yapıyoruz, ipleri kaynatıyoruz. Dokumacılığı büyüklerimden öğrendim, bizim kültürümüzde var. Dokumacılığın benim mesleğim olacağı hiç aklıma gelmezdi. Annemin, kirkitini, tarağını, kirmanını kullanıyorum ve bana bir miras olarak kaldı. Kirkit seslerinin içinde olabilirim ama ilk başta bana dekoratif amaçlı geliyordu meslek olarak hiç görmedim. Annem beni farklı zamanlarda kurslara yazdırdı tabi dokumayla ilgili olarak. Dokumada ödül aldım ve bu beni daha da teşvik etti. Birçok şehirde dokumayla ilgili tüm tekniklerde kendimi ilerlettim ve okulunu okudum' dedi.

Geleceğin sağlık çalışanları saha ve hastane eğitimiyle yetişecek
Geleceğin sağlık çalışanları saha ve hastane eğitimiyle yetişecek
İçeriği Görüntüle

'Bilgi sadece bende kalamasın, bilgi paylaşıldıkça çoğalır'
Kendi öğrendiklerini nesillere aktarmak istediğini belirten Güzel, 'Okulun içinde her yaş gurubunda öğrencim var. Farklı yöreden insanlar, lise ve üniversiteden öğrenciler geliyor. Bunla bize atalarımızdan kalan bir miras. Yeni nesillere aktarmaya çalışıyorum ve iplerin tüm aşamasından, yünü yıkamadan taramaya kadar hep birlikte yapıyoruz. Büyüklerimden ne gördüysem onu aktarmaya çalışıyorum. Bunu yaşatmak isteyende çocuklarına çeyiz yapmak isteyenlerde var. Koyun varsa onun tüylerini her türlü değerlendirebiliyoruz. Elimizdeki eski kıyafetleri kesip kilime dönüştürebiliyoruz. Burada sadece yün, pamuk değil tüm kumaşları değerlendirerek kilime çevirdiğimizde oluyor. Ben bu konuda pek destek göremiyorum, bu bizim atalarımızın bıraktığı yadigar ve bunu hep birlikte yaşatmak zorundayız. Gelen taleplere göre ben tüm bildiklerimi öğretiyorum, gerekli belgeleri almaları için ve usta öğretici olmaları için elimden geleni yapıyorum. Bilgi sadece bende kalamasın, bilgi paylaşıldıkça çoğalır' diye konuştu.

'Dokumacılıkta biz son temsilciyiz ve bunun bizimle gitmesini istemiyoruz'
Dokumacılığı aşılamaya kendi kızından başladığını aktaran Güzel, 'Bu sanatı yaşatan 3-5 kişiyiz ve önümüzün açılmasını istiyorum. Dokuma parçaları bize miras kaldı ve ben bunun üzerine ekleyerek, tamiratını yaparak bu sanatı yaşatmaya çalışıyorum. Öncelikle kızımı yetiştiriyorum ve çevremde meslek okuyan öğrencileri teşvik ediyorum burada tüm teknikleri anlatıyorum, çocuklara sevdirmeye çalışıyorum. Dokumacılıkta biz son temsilciyiz ve bunun bizimle gitmesini istemiyoruz' şeklinde konuştu.

Kaynak: İHA