Kocaeli’de 9 yıldır pul biriktiren Serdar Bayır, yıllar içinde koleksiyonunu genişleterek dükkan açmaya karar verdi. 200 bin pul sayısına ulaşan Bayır, bazılarını kendi özel koleksiyonu için ayırıyor, bazılarının ise yurt içi ve yurt dışına satışını yapıyor. Bayır’ın koleksiyonunda 1863’te Osmanlı döneminde tedavüle sunulan ilk pullar ve dünyada "Teselya" adıyla çıkarılan ilk sekizgen pul gibi değerli ürünler de bulunuyor.

Kocaeli’de yaşayan Serdar Bayır (45), 2015’de pul biriktirmeye başladı. Hem Türkiye’den hem de yurt dışından kendi imkanlarıyla pullar temin eden Bayır, yıllar içinde koleksiyonunu genişletti. Değerli koleksiyonunu evinde muhafaza eden Bayır, 2020’de geçirdiği rahatsızlık sebebiyle emekli olduktan sonra iş yeri açmaya karar verdi. Bu süre zarfında ticarete adım atan Bayır, binlerce pulundan bazılarını satmaya karar verdi. Evinde sakladığı pulları mütevazi dükkanına getiren Serdar Bayır, internet üzerinden yurt içi ve yurt dışına satış yapmaya başladı.

Bayır, temin ettiği bazı pulları kendi özel koleksiyonu için ayırıyor, bazılarının ise satışını yaparak geçimini sağlıyor. Bayır’ın koleksiyonunda 1863’te Osmanlı döneminde tedavüle sunulan ilk pullar, dünyada çıkarılan ilk sekizgen pul "Teselya" ve American Bank Note Company tarafından 1893’de basılan pullar gibi önemli ürünler bulunuyor.

"Dünya çapında satışlar yapıyorum"

Memur olarak çalıştığı dönemlerde bir koleksiyoner ile tanıştığını anlatan Serdar Bayır, "Kendisi vefat etti. O abimizin vesilesiyle koleksiyonerliğe başlamıştım. Zaten çocukluktan itibaren geçmişe, tarihe, koleksiyona merakım vardı. Pandemi döneminde geçirdiğim rahatsızlık sebebiyle erken emekli oldum. Erken emekli olunca da ’Ne iş yapabilirim?’ diye düşünürken pul koleksiyonumu geliştirdim. Kendime ofis açtım. İnternet üzerinde dünya çapında satışlar yapıyorum. Pul satarak kendimi geçindiriyorum" dedi.

"Puldan nasıl para kazanırsın?"

Serdar Bayır, bazı insanların zaman zaman kendisini yadırgadığını belirterek, "İnsanlar algılayamıyor. ’Puldan nasıl para kazanırsın?’ diyorlar. Dürüstçe ticaret yaptıkça Türkiye’de her işte para kazanılacağına eminim. Gayet de memnunum. Beni geçindirecek düzeyde kazanç elde ediyorum" diye konuştu.

"Şuan 200 bin pulum var"

Kocaeli’de kendisinden başka pul satışı yapan kişinin olmadığını söyleyen Bayır, "Kocaeli’de tekim. Antikacı arkadaşlar var. Onların da belirli çapta koleksiyonları var ama profesyonel anlamda ben yapıyorum. Şuan 200 bin pulum var. 15 yıldır biriktiriyorum. Daha önce satışım yoktu. Alıyordum ve evde çekyat altı, dolap üstü gibi yerlere koyuyordum. Bir yerden sonra eve sığmamaya başladı ve ticarete döktüm" ifadelerini kullandı.

"Ailem kızıyordu, onların yerlerini işgal ediyordum"

Bayramın ilk günü 328 kişi kurbanlık keserken yaralandı Bayramın ilk günü 328 kişi kurbanlık keserken yaralandı

Serdar Bayır, aile üyelerinin evdeki pullardan şikayet etmeye başladığı dönemde iş yeri açtığına dikkat çekti. Bayır, "Açıkçası ailem kızıyordu. Pulların özenle korunması gerekiyor. Nemsiz ortamda bulunmaları gerekiyordu. Bende evde aileme ait yerleri işgal ediyordum. Ofis fikrim de buradan çıktı. Şuan ofisimde özenle pullarıma bakabiliyorum" şeklinde konuştu.

"Bizim değerimizi yurt dışından topladım"

Sayısız pulunun bulunduğuna dikkat çeken Bayır, "Osmanlı’nın 1863 yılında ilk basılan pullarından 62-63 elimde mevcut. Bunlardan tedarik edip, Türkiye’de, dünyada sattığım oldu. Türkiye’ye yurt dışından 100 bine yakın Osmanlı pulu getirdim. Bizim değerimizi yurt dışından da topladım, böyle önemli bir görev de üstlendim" dedi.

Serdar Bayır, Osmanlı döneminde tedavüle sunulan ilk pulların katalog değerinin yaklaşık 75 bin TL değerinde olduğunu ifade ederek, "ABD’ye ait pullarım var, işgal dönem pullarım var. Bunlarında katalog değerleri yüksek. 50 bin TL, 20 bin TL, 10 bin TL değerlerinde olan pullarım var" diye konuştu.

"Satacaktım ama öyküsü beni çok etkiledi"

1957’de Rusya tarafından uzaya gönderilen "Laika" isimli sokak köpeğinin anısına basılan pulu temin ettiğini ancak trajik hikayesini öğrendikten sonra satmaktan vazgeçtiğini de anlatan Bayır, sözlerine şöyle devam etti:

"Onun pulunu satacaktım ama satmaktan vazgeçtim, kendi koleksiyonuma aldım. Öyküsü beni çok etkiledi. Laika, sokakta yaşayan bir köpek. Hükümetin ellerinde üst düzey yetişmiş hayvanlar da var ama bu sokak köpeği onlardan daha zeki çıkıyor. Köpeği kısa bir eğitimle uzaya göndermek için hazırlıyorlar. Hayvan uzaya gidiyor ama geri dönüşü yok, atmosferde yok oluyor. Bunun öyküsü beni çok etkiledi. Sokakta aç yaşayan bir hayvan, yiyeceğe, mutluluğa sevgiye kavuşmuş ve bunun bedeli olarak da ölüyor"

"Koleksiyon bizim gelecek nesillere aktardığımız bilgidir"

Bayır, koleksiyonerliğin önemine de değinerek, "Koleksiyonerlik bu işin içinde olmayanlara garip geliyor. ’Kartpostal biriktiriyor’, ’Pul biriktiriyor’, ’Bilet biriktiriyor’ gibi şeyler söyleniyor. Bu koleksiyon aslında bizim gelecek nesillere aktardığımız bilgidir. Koleksiyoner de bu hazineleri koruyarak gençlerimize, çocuklarımıza bu bilgileri aktarmış olurlar. Benim için koleksiyonun ayrı bir değeri var. Pul koleksiyonculuğunu çocuklara gelişmeleri için, dünya tarihini ve coğrafyasını öğrenmeleri için tavsiye ederim. Koleksiyonculuğun bir sınırı yok" cümlelerini kullandı.

Kaynak: İHA