Saadet Partisi İl Başkan Yardımcısı Yaşar Sinoplu, Ak Parti iktidarının dış politikalarının başarısız olduğunu söyledi. ABD Temsilciler Meclisi'nin Türkiye'yi Ermeni soykırımı yapmakla suçlayan kararının dış politikanın iflas ettiğini gösterdiğini belirten Sinoplu, iç politikanın da dış politikadan farkının olmadığını, iktidarın Atatürk döneminden bugüne kadar en çok borç yapan hükümet olduğunu söyledi. Sinoplu, 7,5 yıllık AKP iktidarı döneminde Ermeni soykırımı iddialarını tanıyan ülke sayısının 9'a çıktığını belirterek, Türkiye'nin iyi yönetilmediğini ifade etti.
Türkiye'yi oltanın ucunda tutuyorlar
Sinoplu, "Ak Parti Milletvekili Yılmaz Tunç, 'Türkiye izlediğimiz aktif dış politika ile dünyanın önemli güçlerinden biri oluyor" diyor. Türkiye'nin 151 ülkenin oyunu alarak Birleşmiş Milletler Konseyi üyesi olduğunu söylüyor. 151 ülkenin oyunu alması, 151 ülke oylarını Türkiye başka bir yöne kaymasın diye oltanın ucunda dursun diye veriyorlar. Zaten bunu AB ülkeleri de söylüyorlar. 28 Şubat sürecinde, 84 yaşına rağmen akli melikeleri yerinde olan 54. Hükümetin Başbakanı 'Bu 28 Şubat dışarıda hazırlandı ve ülkemizde uygulanmak üzere planlar, projeler yapıldı' diyor. Bunu bilen dış güçler, önce bizi belediyelerde başarısız olacak diye işimize karışmadılar" dedi.
Erbakan döneminde borç azalmıştı
Sinoplu "İçeride başarılı olduğumuzu gören halkımız ise yüzde 22 oy vererek Refah Partisi'ni 1. parti yaptı. Hükümeti başarısız olur diye dış güçler yine bekledi. Bir de baktılar ki destanlar yazıyor. 1996 yılının Haziran ayında güvenoyu aldık. Temmuz ayında ise işçiye, memura, asgari ücretliye zam verdiğimiz halde ne enflasyon oldu, ne başka bir şey. Türkiye'nin 20 yıldan beri değil, Atatürk'ten bu yana borcu azaltan başbakan diye 54. Hükümetin Başbakanı literatüre girdi. Hangi 151 ülkenin oyunu alarak oraya girdik diye seviniyorsunuz? Türkiye'yi ayrı bir güç olmasın diye D8 projelerini ayağa kaldırmasın, Türkiye İslam âleminin başı olmasın diye bu oyunlar oynanıyor" diye konuştu.
Tunç'un bunları öğrenmesi gerekir
Yaşar Sinoplu, "Milletvekili Yılmaz Tunç, Türkiye'nin İslam Konfederasyonu Teşkilatı Genel Sekreterliğini üstlendiğinden bahsediyor. Sayın Başbakanımız yurtdışında bir ülkede konuşurken 'İslam Birliği, İslam ortak pazarı olmaz' dedi. Yılmaz Tunç, daha çok genç, daha öğreneceği çok şeyler var. Bu kardeşime bir kere daha sesleniyorum. Bartın'a geldiğin zaman bizi ziyaret et. Bilgi alışverişinde bulunalım. Bu ülkenin gerçeklerini size anlatalım. Onlar zannediyorlar ki, Milli Görüşçüler AKP'lileri çekemiyor. Biz onlara milli davadan vazgeçmeyin diyoruz. Çünkü AB oyunu, Hıristiyanların başı 'Bu bir Hıristiyan topluluğudur, sizin burada ne işiniz var' diyor. İslam Birliği Başkanının sadece adı var ama hiçbir hareketlenme yok. Bizi kale bile almıyorlar. Fakat biz D8'i kurduğumuz zaman ve havuz modeli kurduğumuz zaman yer yerinden oynadı. Bunları Yılmaz Tunç'un öğrenmesi gerekir. O hukukçu milletvekili, ben ise siyaset okulunda okuyan bir kişiyim" şeklinde konuştu.
Sata sata nereye kadar gideceğiz
Sinoplu, "Hiçbir zaman karalayıcı konuşmuyorum. Yılmaz Tunç, Avrupa'nın en büyük ekonomileri arasına girdiğimizden söz ediyor. Hangi büyük ekonomiden bahsediyorsunuz? Dışarıdaki Avrupa devletleri, başka ülkeleri sömürerek servetlerine servet katıyorlar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ise, neyi var nesi yok satıyor. 40 milyar dolar civarında özelleştirme yapıldı. Elde edilen kazanç 10 aylık faize gitti. Refah-Yol'a bakın, ülkemiz kâra geçti. Tankların Sincan'da yürümesi kendiliğinden olmuyor. Bunlar dışarıda hazırlanıp, Amerika'nın Türkiye'deki büyükelçisi vasıtasıyla, o zamanın hükümetine ve askeri erkana mutlaka ve mutlaka darbe yapılmasının öğütlenerek uygulanıyor. Bunları 28 Şubat 2010'da açıkladık. Hangi ekonomiden bahsediliyor. İç ve dış borç 650 milyar dolar olmuş. Ülkenin milli geliri 650 milyar dolar yok. Sata sata nereye kadar gideceğiz" ifadesini kullandı.
Dış politika iflas etti
SP İl Başkan Yardımcısı Yaşar Sinoplu konuşmasına şöyle devam etti: "Ermeni tasarısını, soykırımı 40 yılda 11 ülke tanıyor ama AKP döneminde sadece 7,5 yılda 9 ülke tanıyor. Bunlar bu cesareti nereden alıyorlar. Eski Bakan Hüseyin Çelik'in elinde Ruhban Okulu da açılacak diye belge var. ABD Başkanı Obama, 'Türkiye Başbakanı söz vermişti ama demek ki o ortam oluşmadığından dolayı Ruhban Okulunun açılma işlemi yapılamıyor' diye beyanat veriyor. Ben büyüklük taslamıyorum. Dünyayı takip ediyorum. Durumumuz bu kadar vahim. AKP iktidarı döneminde ermeni soykırımı iddialarını tanıyan ülke sayısı hızla artmaya başladı. Bunun esası dış politikadaki iflasın gerçeğidir. Türkiye'yi yönetenler, dış politikada iflas etmişlerdir. İç politikada da ekonomik anlamda iflas etmiştir. AKP, CHP ve MHP'nin birbirleriyle horozlaşmasından vakit bulamadıkları hal ortada. İşsizlik son 20 yılın zirvesine çıktı. Bu rekordur. Allah böyle rekoru kimseye nasip etmesin. Bu rekor da AKP'lilere nasip oldu.
Tefeciler, bankalardan az faiz alıyor
Türkiye'nin bankası olan Ziraat Bankası, yüzyılın kâr rekorunu kırmış. Devlet bankamız kâr etsin ama bugün dış güçlerin eline geçen yüzde 41'i yabancı ülkelerin olan bankaların kârını söylesem gözleriniz yuvasından çıkar. Bu bankalar nasıl oluyor da bu kârlara ulaşıyorlar. Bu milletin kanını eme eme ulaşıyorlar. Bir bankanın müdürü 'biz dürüst müşteriyi sevmeyiz' diyor. Ödeyemesin ve ondan sonra da binlerce harfle yazılan ve kredi alacağız diye okuma ihtiyacı duymadığımız kâğıda imza atsın diye diyor. Bu bankaların eline bir kere düştün mü, evin, dükkânın, araban ve maaşın gidiyor. En sonunda vatandaş önce çocuklarını sonra da kendini vuruyor. Ey siyasiler, siz hangi başarıdan bahsediyorsunuz? Hangi ekonomiden bahsediyorsunuz? Tefeciler bile bankalardan daha düşük faize para veriyor.
Yılmaz Tunç'la zorum yok
AKP Milletvekili Sayın Yılmaz Tunç alışmış, 'Kirazlık barajına 16,5 milyon, hükümet konağı bitiyor, Kozcağız barajının ihalesi yapılmak üzere, Amasra-Kurucaşile yol bağlantısı yapılacak' diyor. Bunlar asli görevimiz. Bunlar yapılacak. Devlette devamlılık esastır. Ancak siz bu ülkenin neyi var, neyi yok satarken, bu milletin işsiz evlatları nerede çalışacak diye düşünüyor musunuz? Sayın vekilim; siz hukukçusunuz, kardeşimsiniz ama siyaseten dış güçlerin ülkemize biçmiş olduğu normları uygulamak için uğraşıyorsunuz. Yapmayın, yazıktır. Siz sahip çıkarsanız bu vatan batmayacaktır. Benim Yılmaz Tunç'la zorum yok. Eğer ben davamı satıp da Milli Görüş'ten AKP'ye geçmiş olsaydım, Bartın ve Türkiye için Sayın Başbakanımızın evinin önünden ayrılmazdım. Yatırımcılar buraya 5084 sayılı yasa gereği geliyorlar. Onu ben getirdim, bunu ben getirdim değil. AKP hükümeti, 86 yılın en kötü hükümeti olarak karşımızda bulunuyor. Atatürk döneminden AKP dönemine kadar olan borç belli. AKP gelmiş o zamana kadar olan borçtan fazla borç yapmış ve bunun yanında ne var, ne yoksa satmış"